Sadakte Ya RasûlALLAH (s.a.v.)!
Tasavvuf, İslam, Dini Resimler, Şiir, Kıssadan Hisseler, Hikayeler | ismetiyye.com
Ocak 06, 2009, 08:31:40
9 Muharrem 1430 *
....................................Selamün aleyküm, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Son Konular Üyeler Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   
  Yazdır  
Gönderen Konu: Sadakte Ya RasûlALLAH (s.a.v.)!  (Okunma Sayısı 34 defa)
 
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Hacegan
Bir gün ....
Suffa Mektebinin Mirasçısı
Teknik Görevli
*******



Aşk Olacak Aşk, Aşk'sız Olmaz..
Offline Offline
Yaş: 23
Üye No: 14
Nerden: 72/A
Mesaj Sayısı: 7.696
Nasıl Biri:
238 Mesajına Toplam
342 Kere Teşekkür Edildi
WWW
Durumum:
« : Eylül 24, 2008, 02:22:59 »

Mevlüt Özcan

Sizlere Ramazan ayı ve orucu ile ilgili Peygamberimiz Efendimiz (s.a.v.)’in beyanlarından bir demet arzetmek istiyorum. Bunların hepsi hepimiz için birer müjdedir. Bunların üstümüzdeki etkisi ne olmuştur, olmadıysa niçin olmamıştır? Bu hadis-i şerifler ışığında meseleyi geniş çerçevede mütalâa edelim, inşaALLAH...

Efendimiz (s.a.v.) buyuruyorlar ki:

“Kim Ramazan ayının orucunu inanarak, ALLAH’tan sevap umarak ve bağışlanmak dileyerek tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.” (Tirmizi, Oruç, 1/678. R. Salihiyn, 1216)

“Beş vakit namaz kendi arasında, bir Cum’a namazı diğer Cum’a namazına kadar, bir Ramazan ayı diğer Ramazan ayına kadar hep kefarettirler. Büyük günah işlemedikçe aralarındaki günahları (gereklerini yerinde getirenler için) affettirirler.” (Müslim, Teharet, 14)

“Kim Ramazan ayına ulaşırsa orucunu tutsun.” (Buhari, Tefsir, Bakara, 2, 26. Müslim, Siyam, 149)

Sahabenin önde gelenlerinden Muaz bin Cebel (r.a.) şöyle bir olayı nakleder:

Rasulüllah (s.a.v.) Efendimizle bir yolculuğumuzda bir müddet yan yana yürüdük. Bir ara kendisine şöyle bir teklifte bulundum. Dedim ki:

– Ya Rasülullah! Beni cehennemden uzaklaştırıp cennete sokacak bir amel söyler misin? Efendimiz (s.a.v.):

– Mühim bir şey sordun Ya Muaz! Bu, ALLAH’ın kolaylık nasip ettiği kimseye kolaydır.

ALLAH’a ibadet edersin.

O’na hiçbir şeyi ortak koşmazsın.

Namazını kılarsın.

Zekatını (varsa) verirsin.

Ramazan orucunu tutarsın.

Beytullah’a hacc yaparsın....” buyurdurlar. Sonra da:

– Sana hayır kapılarını göstereyim mi Ya Muaz! diye sordular. Ben de:

– Buyurun Ey ALLAH’ın Rasûlü! dedim. Beyan buyurdular ki:

– Oruç günahlara ve cehenneme perdedir.

Sadaka hataları yok eder. Tıpkı suyun ateşi yok etmesi gibi.

Kişinin geceleyin kıldığı namaz salihlerin şiarıdır.” buyurdular. (Tirmizi, İman, 8)

Numan İbni Nevfel (r.a.) hazretleri Efendimize şu hususu sordular:

– Ya RasûlALLAH!

Farz namazlarımı kılsam,

Ramazan ayı orucumu tutsam,

Helâli helâl bilip haramdan da kaçınsam ve bunlara hiçbir ilavede bulunmasam cennete gider miyim?

Efendimiz (s.a.v.):

– Evet gidersin... buyurdular. (Müslim, İman, 16)

Biraz zihnimizi toplar, düşünürsek bu müjdelerden önemli sonuçlar çıkarabiliriz. Bir kısmını buyurun birlikte düşünelim:

1. Kul için bağışlanmak kapısı ölmesine yakın bir zamana kadar açıktır.

2. Herkes ALLAH’ın bağışlayıcı olduğunu bilmeli, öylece inanmalı ve gereğini de yerine getirmelidir.

3. ALLAH (c.c.)’dan ümit kesilmez. Kesen gümbürtüye gider.

4. ALLAH (c.c.) günahların affı için telafi yollarını hep göstermiştir. Ne gibi derseniz merakınızı gidereyim:

Namazı ihmal etmenin telafisi yine namaz kılmaktır.

Zekat vermenin telafisi, yine zekat vermektir.

Haccı tehir etmenin telafisi hemen hacca gitmektir.

Oruç tutmamanın telafisi yine oruç tutmaktır.

Kul hakkını gasbetmenin telafisi, hemen o hakkı hak sahibine ödeyip helallik almaktır.

Kul, günahlarından pişmanlık duyarak, ALLAH’ın bağışlayıcı olduğunu bilerek ALLAH’a dönmelidir. Fırsat bu andadır. ALLAH’a dönmek demek kulun kulluk görevlerini yerine getirmesi demektir. ALLAH (c.c.) muinimiz olsun...


Logged

Bu devran böyle gitmez, her çıkışın vardır bir inişi, her zevâlin bir kemâli olduğu gibi. Bekleyin, kemâl zamanı yaklaşmıştır. Çünkü vardır kimsesizlerin bir kimsesi, her şeyden haberdardır, kimsesizler kimsesi…
Sayfa: [1]   
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Site Map | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | Rss
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
| Sitemap
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Sitemap
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 150