Anne Yuregi
Tasavvuf, İslam, Dini Resimler, Şiir, Kıssadan Hisseler, Hikayeler | ismetiyye.com
Ocak 07, 2009, 07:07:05
10 Muharrem 1430 *
....................................Selamün aleyküm, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Son Konular Üyeler Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   
  Yazdır  
Gönderen Konu: Anne Yuregi  (Okunma Sayısı 40 defa)
 
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
fukaha
Bizden biri
*



Offline Offline
Yaş: 26
Üye No: 329
Nerden: istanbul
Mesaj Sayısı: 1.235
24 Mesajına Toplam
30 Kere Teşekkür Edildi
Durumum:
« : Temmuz 18, 2008, 09:20:36 »



Annecigim;

 

Adinin onune yakisacak kelime bulamadim. Butun guzel kelimeleri kullansam da seni ifade etmeye yetmez, biliyorum. Sen benim annemsin. Dupduru imaninla, sicacik duygularinla tohumlarimi filizlendiren topragimsin. Omur agacim senin topraginda meyveye durdu; duali nefesin ve cileli gozyaslarinla olgunlasti. Dualarinla orulen merdivenlerle asabildim hayatin yokuslarini, korkunc ucurumlarini.

 

Senin gozyaslarin gul tomurcuklarina benzer. Seherin en sakin kosesinde herkes uyurken dokulur duaya kalkmis yumusak avuclarina. Gozlerinden dokulen billur katreler, benim hayatimda ciceklenir birer birer. Karanliklarim dualarinla aydinlanir. Umidim odur ki; yollarimin camuru, kirlerim, hatalarim, dualarinla arinir. Sen ki; gonul ayagim kaymaya meylettiginde kilometrelerce oteden bunu hissedersin. Cunku senin gonlun hakiki muhabbete aciktir. Sefkat pinarlarini yollarimdan cekersen ne olur hâlim?!..

 

Annecigim;

Seni nasil ozledigimi; karsiliksiz, katiksiz sevgine nasil ihtiyacim oldugunu bir bilsen! Âh cocuklugum! Avuclarimin arasindan su gibi akip giden cocuklugum... Binlerce yitigimin arasinda en paha bicilmez olan, yitip giden cocuklugum...

 

Ve sen annecigim... Yemeyip yediren, giymeyip giydiren.. benim icin sacini supurge edenim, kokusu guzelim, cilelim...

 

Bazen cocuklugumu ve seni hatirlarim. Boyle zamanlarda icim bir tuhaf olur. Hem tazelenirim, hem insan olmanin agirligi altinda ezilirim. Ne kadar guzeldi senli gunlerim! Kaygisiz, tasasiz... Sen de, cocuklugum da ne kadar uzaktasiniz!

 

Yillar gecse, ben buyusem de, her uyandigimda uyanik olurdun. Gunes sen uyandiktan sonra dogardi dâima. Dua ve niyazla ‘Hos geldin!’ derdin yeni gune. Gunduzlere anahtar olan duani bitirince, usulca parmaklarinin ucuna basarak basucuma gelirdin. Beni uyandirmamak icin kapiyi bile kapatmazdin. Menekse kokulu nefesinde tuttugun ilâhî guzellikleri yavas yavas uzerime ufururdun. Nefesin dertlerime derman olurdu. ‘Bahtin gunduzler kadar ak, imanin pinarlar kadar duru olsun, ilim ve hilm basina tâc, edep ve haya omrune ilâc olsun!’ diye dua ederdin. Sonra, sicacik bir bûse kondururdun yanagima. Sanki her bûsende âb-i hayat gizliydi ve onunla yesilligi korunurdu yanagimdaki bahcenin.

 

Annecigim;

Sen guldugun zaman, yuzundeki butun cizgiler tebessum ederdi. Sen sefkat ve sevginle, hayatina hicbir sahteligin girmesine izin vermemistin.

 

Mektep-medrese gormemistin ama, her soyledigin, her endisen gerceklesirdi. Yaradan hislerine nasil bir guc vermisti ki, bunun karsisinda saskina donerdim. Senin kucuk dunyanin merkezinde evin, seccaden ve tesbihin vardi. Ben bu dunyada ne ekmegin tukendigini gordum, ne de sevginin.

 

Cetin gecen yillar pembe yuzune nurdan bir cerceve cizmistir. Bize yanik sesinle soyledigin ilâhiler, ahenkli Rumeli turkuleri hâlâ gonul kubbemde yankilanir durur. Is yaparken soyledigin Rumeli turkulerinde, ‘Kirmizi gulun ali var’ derdin. Cocuk aklimla sorardim: ‘Kirmiziyla al ayni degil mi?’ Sen de, ‘gul var gulden iceru’ derdin. Kucuk aklimla bir sey anlamadan, ‘Hani su soyledigin Suleyman ilâhisi gibi degil mi?’ derdim. Basini hafifce eger, tasdik ederdin.

 

Sabri beline bir kusak gibi dolamis benim cefakâr anam. Senin ninnilerin ve masallarinla buyuduk. Sevinc ve elemlerin ic ice gectigi dagdagali, firtinali bu dunya hayatina senin rehberliginle hazirlandik; bunu simdi daha iyi anliyorum. Inan ki benim nur anam, ruhumu kavrayan sesine ne kadar hasretim! Simdi burada olsan, buz tutmus hayatimi sicacik bakislarinla ve dualarinla eritsen! Kalabaliklardan, kem bakislardan o kadar incindim ki!

 

Agla! Benim icin ve butun cocuklar icin agla! Cunku, aglarsan sen aglarsin, gerisi yalan aglar. Saclarinin beyaza dondugu su demde beni buralarda birakip donusu olmayan seferlere cikma ne olur! Gul yuzundeki isigin serinligiyle, gogsundeki sefkat pinarlariyla, uykulara kusmus gozlerinle seherlere bizden selâm soyle!

 

‘Anne yuregi’ Yaradan’in hediyesidir sana, anne!

 
Logged

"Her arzu ettiğini yiyenlerin, ibadetlerinin tadını duyması mümkün değildir." (Süleyman Darani)
Sayfa: [1]   
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Site Map | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | Rss
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
| Sitemap
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Sitemap
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 150