sarıklı mücahid
Bağımlı üye
|
 |
« : Temmuz 08, 2008, 08:23:34 » |
|
 |
|
 |
 |
Bazen aklimiza, mana buyuklerinin Mecmuatu'l-Ahzab gibi dua mecmualarinda gordugumuz uzun uzun yaptiklari dualarin asiri olup olmadigi seklinde bir soru gelebilir. Oncelikle Hasan Basri Hazretleri'nin Usbûiyyesi'ne (haftalik yaptigi dua, zikir ve munacâtlar) bakildiginda, ALLAH'i fevkalâde yucelten, O'nu tesbih ve takdis eden ifadelerde bulundugu gorulecektir. Hasan Sâzelî Hazretleri'nin munacâtinda ise cok derin ve suurlu bir yonelis; Cevsen gibi ALLAH'i sena etme ve kendi kusurlarini soyleme mevzu bahistir. Sâh-i Geylânî'nin hususi munacâtinda da ayni seyler soz konusudur. Bu ifadeler biraz anlasilabilse insan okurken gozyaslarini tutamaz ve anlar ki bir insan, Cenab-i Hak karsisinda aczini, zaafini, fakrini, yetersizligini ve tutarsizligini ancak bu kadar mukemmel dile getirebilir. Oyleyse bunlarin hepsi munacâttir ve asiriya gidiliyor diyerek bunlari yadirgamak yanlistir. Bu munacâtlarin hepsi Cenab-i Hakk'i ululamaya ve yuceltmeye matuftur. Binaenaleyh bunlar, asirilik olarak mutalaa edilmemelidir. Cevsen veya Evrad-i Kudsiye-i Sâh-i Naksibendiye gibi munacâtlar da bu kategori icine girmektedir. Bu munacâtlarla insan, ALLAH ile arasindaki muhavere, konusma ve fisildasmanin uzayip gitmesini arzu etmektedir. Cunku kul "ALLAH'im!" dedigi zaman, Cenab-i Hak da "Lebbeyk kulum! Ne istegin varsa yerine getireyim." demektedir. Dua, ALLAH'la konusmanin adidir Burada her ne kadar hadis kriterleri acisindan zayif (hatta uydurma diyenler) olsa da cok latif bir misal oldugu icin bir hadiseden bahsetmek istiyorum. Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) miraca ciktiginda, semada Hazreti Musa ile karsilasir. Hazreti Musa, ALLAH Resûlu'ne "Ya Muhammed! Sen, 'Benim ummetimin alimleri Benî Israil'in peygamberleri gibidir' buyuruyorsun." der. O sirada Imam-i Gazali'nin ruhaniyeti (rahmetullahi aleyh) oraya gelir ve Musa (aleyhisselam) ile gorusurler. Hazreti Musa; "Sen kimsin?" diye sorunca, Imam-i Gazali, "Muhammed oglu, Muhammed oglu, Hamid oglu Imam-i Gazali'yim" diye cevap verir. Bu cevap uzerine Hazreti Musa, "Kunyeni neden bu kadar uzun soyledin? Yalnizca Imam Gazali deseydin kifayet etmez miydi?" diye sorar. Imam-i Gazali soyle cevap verir: "ALLAH (celle celâluhû) ile konusmaya gittigin zaman sana "Sag elindeki nedir?" diye sordugunda, sen onu tanitirken "O benim asamdir. Ona dayanir ve onunla davarlarima yaprak silkelerim. Ayrica onunla daha pek cok ihtiyacimi gideririm." (Tâhâ Sûresi, 20/18) diye uzun uzun anlattin, kisaca cevap verseydin yeterli olmaz miydi?" seklinde, sorusuna soruyla cevap verir. Musa (aleyhisselam) da buna cevap olarak: "Ben ALLAHu Teala ile biraz daha fazla konusabilmek icin uzunca acikladim." der. Imam-i Gazali de: Sen, ALLAH'in (celle celâluhû) buyuk peygamberlerindensin. Kelîmullah'sin. Kitap verilenlerdensin. Ben de seninle daha fazla konusabilme serefine nâil olmak icin uzun aciklamada bulundum." seklinde cevap verir. Iste tipki bu misalde oldugu gibi Cevsen ve Evrad-i Sâh-i Naksibendiye gibi munacâtlarin uzun olmasi, Rabb'imizle aramizdaki konusmanin uzamasi manasina geldiginden bunlarda hicbir mahzur yoktur.
|
|
 |
|
 |
|