Müezzinlerin Efendisi Bilal-i Habeşi
Tasavvuf, İslam, Dini Resimler, Şiir, Kıssadan Hisseler, Hikayeler | ismetiyye.com
Ocak 08, 2009, 07:43:47
11 Muharrem 1430 *
....................................Selamün aleyküm, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Son Konular Üyeler Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   
  Yazdır  
Gönderen Konu: Müezzinlerin Efendisi Bilal-i Habeşi  (Okunma Sayısı 46 defa)
 
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Hacegan
Bir gün ....
Suffa Mektebinin Mirasçısı
Teknik Görevli
*******



Aşk Olacak Aşk, Aşk'sız Olmaz..
Online Online
Yaş: 23
Üye No: 14
Nerden: 72/A
Mesaj Sayısı: 7.715
Nasıl Biri:
252 Mesajına Toplam
366 Kere Teşekkür Edildi
WWW
Durumum:
« : Eylül 03, 2008, 10:33:10 »

Müezzinlerin Efendisi Bilal-i Habeşi, halkı İslâmiyet’e gizlice davete başladığı günlerde ilk Müslüman olanlardan biri şerefine nail olur. Müslümanlığa bağlı, temiz kalpli bir zât idi. Müslüman olduğunu ilk açıklayan yedi Müslümandan birisiydi.

Müezzinlerin Efendisi Bilal-i Habeşi RadiyALLAHü Anh, Mekke’de doğdu.. Babası Rebâh, annesinin adı ise Hamâme. Beni Cumâh’a ait bir köle iken Peygamber Efendimiz ile tanıştı. O, halkı İslâmiyet’e gizlice davete başladığı günlerde ilk Müslüman olanlardan biri şerefine nail olur. Müslümanlığa bağlı, temiz kalpli bir zât idi. Müslüman olduğunu ilk açıklayan yedi Müslümandan birisiydi. Mü’minlerin zayıf ve fakir tabakasındandı. ALLAH Celle Celalühu’nun dini için en çok işkence çekenlerdendir. Hatta denir ki, işkenceye tabi tutulanlar arasında sadece Bilal-i Habeşi müşriklerin istedikleri şeyleri söylemedi. Ebu Cehil onu yüzü üzerine çöle yatırır, üzerine değirmen taşı koyar, altta kızgın kum, üstte cehennemî güneş yakıncaya kadar öylece bırakıp kıvrandırırdı. İşte bu sırada:
-Muhammed’in Rabbını inkâr et! diye telkinde bulunurdu. Fakat Bilal-i Habeşi, bütün işkencelere sabreder ve:
-Ehad! Ehad! Yani Bir’dir ALLAH Celle Celalühu, Bir’dir, diye cevap verirdi.

Kendisine en fazla işkenceyi de Ümeyye bin Halef yapar, bu zulmüne de aralıksız devam ederdi. Bir seferinde o, bu şekilde işkence altında “Ehad! Ehad!” diye inlerken Varaka bin Nevfel oradan geçiyordu, dedi ki:
-Ey Bilal! Ehad! Ehad! ALLAH Celle Celalühu Bir. Sonra işkence yapan Umeyye bin Halef’in yanına giderek:
-ALLAH Celle Celalühu’na yemin ediyorum ki, şayet onu öldürürseniz, kabrini ziyaretgâh yapacağım, dedi.
Bilal-i Habeşi ilk müslümanlardan olması hasebiyle, işkencenin her çeşidine, en haysiyet kırıcılarına hedef olmuştur. O kadar ki, ellerini arkadan bağlayıp boynuna ip takıyorlar, sonra eğlenmeleri için çocuklara teslim ediyorlardı. Onlar da yoruluncaya kadar eğleniyorlardı.
Bilal RadiyALLAHü Anh, son derece dindar, dini hususunda titiz ve kıskançtı. Müşrikler kendisini kazanmak istediğinde:
-ALLAH Celle Celalühu bir diye haykırarak cevap verir, kızacaklarına, işkence yapacaklarına aldırmazdı.Peygamberimiz Sallellahü Aleyhi ve Sellem onun bu salabetine hayran olurdu. Bir gün Hazreti Ebu Bekir’e buyurdu ki:
-Biraz bir şeylerimiz olsaydı, Bilal’i satın alırdık! Bila-i Habeşi RadiyALLAHü Anh’a işkence yapıldığı başka bir gün, Umeyye bin Halef onu yine çölün akrep dişleri gibi olan kumları üzerine yatırmış, güneşin altında üzerine de çok büyük bir taş koymuş ve şöyle diyordu:
-Sen Muhammed’i inkâr etmedikçe, Lât ve Uzza’ya tapmadıkça, bu azap böyle sürecek ve sen de böylece öleceksin!
Fakat Bilal RadiyALLAHü Anh bu... Tehditler onu yıldırabilir miydi? İçinde iman fokur fokur kaynıyordu. Bu işkenceye rağmen, iman nimetinden nasipsiz kâfire, Umeyye bin Halef’e haykırırcasına:
-Ehad! Ehad! diyordu.
İşte böyle bir işkence halindeyken, Hazreti Ebubekir RadiyALLAHü Anh oradan geçiyordu. Umeyye’ye hitaben:
-Şu zavallı adamcağıza zulmederken, hiç mi ALLAH’tan korkmuyorsun, işkenceniz daha ne kadar sürecek? dedi. Umeyye:
-Onu sen yoldan çıkardın, sen kurtar! cevabını verdi. Hazreti Ebubekir RadiyALLAHü Anh:
Böylece Ebubekir RadiyALLAHü Anh ücretini vererek Bilal RadiyALLAHü Anh’ı alıp azâd etti. Bu şekilde hicretten önce altı kişiyi kölelikten kurtarmıştı. Bilal RadiyALLAHü Anh ise yedinciydi.

Hazreti Ebubekir RadiyALLAHü Anh, ALLAH’ın yolunda işkenceye uğrayanlardan ve Bilal RadiyALLAHü Anh’ın annesi olan Hamâme’yi de satın alıp azâd etti. Böylece onu da işkenceden kurtardı.

Bilal-i Habeşi ömrü boyunca Rasûlüllah Sallellahü Aleyhi ve Sellem’den ayrılmayarak yanında bulunmuş, kâinatın Efendisinin katıldığı tüm savaşlara iştirak etmişti. Mümtaz yönü ile Rasûlüllah SallALLAHü Aleyhi ve Sellem’in müezzini idi. İslâm’da ilk ezanı okuyan odur.
Abdullah ibni Zeyd, ezan rüyasını görünce, Rasûlüllah SallALLAHü Aleyhi ve Sellem Efendimiz:
-”Bunu Bilal’e öğret, bununla namaz için ezan okusun. O, ses bakımından senden daha güzel ve daha gür”, buyurmuşlardır.
O, yanık sesiyle Ezan-ı Muhammedi’yi okumaya başlayınca, sadece insanlar değil, tüm kâinat dinlerdi adeta. O, ezana başladığında tüm mahlükat lâl kesilirdi.
Rivayetlere göre, sabah ezanındaki “Essalâtü Hayrun Minen-nevm” cümlesinin ezana girmesinde Hazreti Bilal’in rolu olmuştur. Ayrıca, Mekke fethedildiğinde Rasûlüllah
SallALLAHü Aleyhi ve Sellem’in emri ile Kâbe’ nin üzerinde ilk defa Ezan-ı Muhammedi’yi o okumuştu. Zeyd bin Erkam RadiyALLAHü Anh, Rasûlüllah SallALLAHü Aleyhi ve Sellem’den rivayet ediyor:
-”Bilal, ne güzel bir karaktere sahiptir! O müezzinlerin önderidir, efendisidir”.
Bilal-i Habeşi RadiyALLAHü Anh, Peygamberimiz’in müezzinliğinin beraberinde, O’nun hazinedarlığı ile de meşgul olurdu. Bir gün Hazreti Peygamberimiz buyurdu ki:
-”Ey Bilal! İslâm olalıdan beri işlediğin ve en çok menfaat ümid ettiğin ameli bana söyler misin? Çünkü cennette, önümde senin ayak izlerini işittim!” diyerek, kendisinin cennetlik olduğunu duyurmuştur.

Medine’de Rasûlüllah’a ve Sahabe-i Kiram’a ezan şakıyan, İslâm’ın bu ilk bülbülü, Hazreti Peygamberimiz’in aşıklarındandı. Tıpkı her bülbülün güle olan aşkı gibi... İki cihan güneşi Sevgili Peygamberimiz’in ebedi aleme irtihali, onu da çok etkilemişti. Bu ayrılığa dayanamıyordu. Oradan ayrılacak ve uzaklara gidecekti. ALLAH Celle Celalühu’nun yolunda cihad ederek kendisini meşgul edecekti. Belki ıstırabını, kederini azaltarak, hasretini bu şekilde dindirebilirdi. Hazreti Ebu Bekir’in yanına gelerek:
-Ey ALLAH’ın Rasûlü’nün Halifesi! İzin ver, Şam’a gitmek istiyorum, dedi. Ebu Bekir RadiyALLAHü Anh gitmesini istemiyordu.
-Ey Bilal! Sen bizi şu hal üzere bırakıp gideceksin öyle mi? Yanımızda kalıp bize yardımcı olsan olmaz mı? diyerek izin vermedi. Fakat Bilal-i Habeşi kesin kararlıydı, dedi ki:
-Eğer, sen beni kendin için alıp azâd ettiysen, yanında alıkoyabilirsin. Yok eğer ALLAH rızası için azâd ettiysen, beni bırak da Yüce ALLAH’ın hizmetine gideyim.
Ebu Bekir RadiyALLAHü Anh ne diyebilirdi artık. Bilal kesin kararını vermişti. Sadece peki dedi. Bilal-i Habeş RadiyALLAHü Anh Şam’a gitti ve ölünceye kadar orada ikamet etti. Artık ezan da okumuyordu. Gül olmadan bülbül öter miydi? Bir seferinde rüyasına ALLAH’ın Rasûlü teşrif etmişti, buyurdu ki:
-Bu vefasızlık da ne? Niçin ziyaretime gelmiyorsun Ey Bilal? Bilal RadiyALLAHü Anh üzüntü içinde uyandı. Bineğine atlayıp süratle Medine’ye geldi. Rasûlüllah’ın Makber-i Şerifleri’ne uğradı. Kabrin üzerine kapanarak uzun süre ağladı. Hazreti Hasan ve Hüseyin yanına geldiler. Bilal, onları görünce, öptü, kokladı, kucakladı, sarıldı, bir zaman da öyle göz yaşı döktü. Sonra kendisinden ezan okumasını isterler. Hazreti Bilal, ısrar etmemelerini, okumak istemediğini; zira bu mekânda buna takat getiremeyeceğini söyledi. Fakat Hazreti Hasan ve Hüseyin, ısrarlarına devam edince, dayanamayıp bir damın üzerine çıkarak sabah ezanını okumuştur. Bu esnada da Medinelileri etkileyen hayli olaylar yaşanmıştır.

Daha sonra tekrar Şam’a dönen Hazreti Bilal, hicretin 7. yılında Şam Dımaşk’ta vefat etmiş ve Küçük Kapı yanında Dımaşk Kabristanı’na defnedilmiştir. Vefat ettiğinde yaşı altmışı geçmiş idi.

Vefatı esnasında gayet mesrurdu ve tebessüm ediyordu. Niçin tebessüm ettiği sorulunca, şöyle diyordu:
-Habibullah’a, sevgili dosta kavuşacağım. Ben sevinmeyeyim de kim sevinsin?...
ALLAH O’ndan razı olsun!


Logged

Bu devran böyle gitmez, her çıkışın vardır bir inişi, her zevâlin bir kemâli olduğu gibi. Bekleyin, kemâl zamanı yaklaşmıştır. Çünkü vardır kimsesizlerin bir kimsesi, her şeyden haberdardır, kimsesizler kimsesi…
Ezel_i Nur

Umudunu yitirme gönül, Hakk'ın sürprizi farklıdır. Bu sürprizler ancak, Sabredenin Hakkıdır!..
Moderatör
*



ALLAH vermek istemeseydi, istemeyi vermezdi!..
Offline Offline
Yaş: 23
Üye No: 268
Nerden: İsmi dünya olan ganimet tarlasından...
Mesaj Sayısı: 885
Nasıl Biri: Kalbin her atışı; Ölümün ayak sesidir...
32 Mesajına Toplam
32 Kere Teşekkür Edildi
Durumum:
« Yanıtla #1 : Eylül 03, 2008, 03:46:20 »

RABBİM onlara layık, şefaatlerine de nail eylesin inş... 

  
Logged

...SUSMAK; HUYLARIN EFENDİSİDİR!...


Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş YapınResimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş YapınResimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş YapınResimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş YapınResimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın    Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş YapınResimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş YapınResimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
Sayfa: [1]   
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Site Map | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | Rss
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
| Sitemap
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Sitemap
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 150