fukaha
Bizden biri
|
 |
« : Haziran 22, 2008, 07:44:03 » |
|
 |
|
 |
 |
Müslümanın ALLAHü teâlâyı herşeyden çok sevmesi lâzımdır. Mal da insanın sevdiği şeylerden birisidir. Cenâb-ı Hak, mal ile insanı imtihan ederek, (Beni sevme iddianızda haklı iseniz, size verdiğim malların bir kısmını feda eyleyin!) buyuruyor. Tevbe sûresinde buyuruluyor ki: (Eğer ebeveyniniz, çocuklarınız, kardeşleriniz, hanımlarınız, kabileniz, elinize geçirdiğiniz mallar, durgunluğa uğramasından korktuğunuz alış-veriş, hoşlandığınız evler, size ALLAHdan ve Resulünden ve ALLAH yolundaki cihâddan daha sevgili ise ALLAHü teâlânın, azabını bekleyiniz!)
Oruç, nasıl bedenin şükrü ise, zekât da mal ni'metinin şükrüdür. Şükür, ni'metin artmasına sebep olur. Zengin, bir fakir görünce, (Beni bu fakire muhtaç etmiyen ve onu bana muhtaç eden ALLAHü teâlâya şükretmeliyim. Şükretmezsem beni ona muhtaç eder.) diyerek malının şükrü için zekâtını vermelidir.
Buyuruldu ki:
1- Malının zekâtını vermiyenin, malını ALLAHü teâlâ korumaz.
2- Sadaka vermiyen afiyet üzere olmaz.
3- Uşur vermiyenin toprağından bereket kalkar. (Zamanımızda bilhassa uşur unutuldu. Maddi açıdan küresel ısınmaya da bağlı olmakla beraber asıl olarak yurdumuzda yaşadığımız kuraklık sıkıntısının nedenini bir de bu açıdan düşünmek lazımdır !!!)
4- Dua etmeyen maksadına kavuşamaz.
5- Namaza gevşek davrananın son nefeste kelime-i tevhid söylemesi çok güç olur.
Zekâtı seve seve vermeli, cimrilikten kaçınmalıdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Cimri olmaktan sakınınız! Sizden öncekileri aşırı cimrilik helak etmiştir.)
(Üç hasleti kendinde bulunduran aşırı cimrilikten kurtulur: 1-Malın zekâtını seve seve vermek, 2- Misafire güzel ikramda bulunmak, 3- Cihad için mal vermek.)
Mal ve sadaka vermenin ehemmiyeti hakkında hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Bir hurma bile olsa sadaka veriniz! Çünkü suyun ateşi söndürdüğü gibi günahları yok eder.)
(Bir hurmanın yansı ile de olsa, Cehennem ateşinden korunun! Onu da bulamazsanız tatlı dilli olunuz!)
(Sadaka şer kapılarından yetmiş kapıyı kapar.)
(İki kişinin arasını bulmak sadakadır.)
(Sadakanın hayırlısı, zenginin, gönül hoşluğu ile değil de içi yanarak verdiğidir.)
Sadakai câriye, vakıf gibi devam eden sadaka demektir. Faideli ilimden maksat da faideli bir kitaptır. İnsanlar bu faideli kitaplardan istifade ederek dünya ve âhıret saadetine kavuşurlar. Salih evlâdın iyi amellerinin sevabından babası da istifade eder.
İbni Mes'ud buyurdu ki:
(Bir kimse yetmiş sene ibâdet etti. Sonra öyle bir günah işledi ki, ibâdetleri yok oldu. Sonra bir fakire bir dilim ekmek verdi. Bütün günahları afvedilerek yetmiş senelik ameli de kendisine iade edildi.)
Hazret-i Lokman Hakim, oğluna buyurdu ki:
(Günah işlediğin zaman arkasından sadaka ver ve tevbe et!)
Hazret-i Muaviye'nin babası, Ebu Süfyan hazretleri buyurdu ki:
(Kendisinin sevaba ihtiyâcını, fakirin sadakaya ihtiyâcından daha çok görmeyenin sadakası kabul olmaz.)
Hasan-i Basri hazretleri, câriye satan adama, (İki dirheme satar mısın?) dedi. Satıcı hayır deyince buyurdu ki: (ALLAHü teâlâ, bu cariyeden çok daha güzel olan Cennet hurilerini, iki hurma tanesine satıyor) ya'ni sadaka verene veriyor, buyurdu.
Dinle namaz kılmayanın Hakkında ALLAH ne demiş
Çıksın yer ile göğümden Başka ma'bud bulsun demiş
Getirdi Kur'ânı Resul Etmedi ba'zısı kabul
Beş vakit namaz kılmayan Cehennemde yansın demiş |
|
 |
|
 |
|