Tasavvuf, İslam, Dini Resimler, Şiir, Kıssadan Hisseler, Hikayeler | ismetiyye.com
Aralık 01, 2008, 07:17:35
3 Zil-Hicce 1429 *
....................................Selamün aleyküm, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Son Konular Üyeler Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   
  Yazdır  
Gönderen Konu: ALLAH’a ihanet edenlerin ahir ve akıbetleri  (Okunma Sayısı 46 defa)
 
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Arif-i agah
Muhacir
*



..::Gönlümüzün İncisi::..
Online Online
Üye No: 19
Nerden:
Mesaj Sayısı: 3.068
46 Mesajına Toplam
72 Kere Teşekkür Edildi
Durumum:
« : Haziran 18, 2008, 01:36:31 »

ALLAH’a ihanet edenlerin ahir ve akıbetleri
     
Hâlimizin, akıbetimizin ve ahiretimizin hoşnut olmadığımız ve olmayacağımız durumlara düşmemesi için ALLAH’ın ve Rasûlü’nün koyduğu ölçüler içinde yaşamamızın zarureti vardır. Aksi halde, dünya ve âhirette bedbahtlar grubunda oluruz. Dünyadan ahirete göçerken de ibret-i âlem bir duruma düşeriz. Bizden önce göçenlerden, bu dünyada yaşayıp da göçenlerden öyle ibretlikler oldu ki, bunlar nesilleri için hep yüzkarası oldular.

ALLAH’a kul, Rasûlü’ne ümmet olmakta ihanet sergileyenlerin intikallerindeki ibret-i âlem manzaradan birkaç örnek arzetmek istiyorum.

Asr-ı Saadet döneminde beş kişi vardı ki, bunlar Kuruyeş’in en edebsizlerindendiler. Kendileri kötü olan bu beş kişinin akıbetleri de çok kötü oldu.

Birgün Peygamberimiz Efendimiz Mescid-i Haram’da oturuyordu. Cebrail Aleyhisselam geldi. O sıra bu beş kişi de, oradan geçiyorlardı. Cebrail (AS) Peygamberimiz Efendimiz’e dedi ki:

-Şu geçen beş kişi var ya, Ümmetinin en kötüleridir. Ancak, bunların hiç birinden size zarar gelmeyecek.

Bu beş kişi şunlardı, şu cezaları daha dünyadan göçerken görmeye başladılar:

* As İbn-i Vâil-i Sehmi:

Bu adam, bir gün ata binip iki oğlu ile Mekke sırtlarına gitti. Oralarda atından inip gezinirken ayağına diken battı. Yılan soktu zannetti. Ayağı hergün artarak şişiyordu. Düşünüp yine de iman etmedi.

“-Beni Muhammed’in ALLAH’ı öldürdü” diye bağıra bağıra geberdi.

* Esved bin Matlab:

Bir ağacın dibinde otururken, âniden gözleri kör oldu. Bir melek gelmiş onun kafasından tutmuş o ağaca hızlı hızlı vuruyordu. Bu adam o meleği görüyor etrafındakilerden yardım istiyordu.

“-Beni Muhammed’in ALLAH’ı bu hale getirdi” diye diye başını da o ağaca vura vura geberdi.

* Esved İbni Abdi Yeğus:

Mekke’nin dışına çıkmıştı. İçinin karası dışına vurdu. Yüzü ve bütün vücudu simsiyah kesildi. Domuza benzedi. Evine geldi. Çocukları sen kimsin diye evine sokmadılar. Ben sizin babanızım, bu evin sahibi benim dediyse de faide etmedi.

-Sen bizim babamız olamazsın. Sen bir domuzsun. def ol, dediler. O da:

“-Muhammed’in ALLAH’ı beni bu duruma soktu” diye diye ve evinin kapısına kafasını vura vura geberip gitti.

* Velid oğlu Muğire:

Bir okçu dükkanının önünden geçerken dükkanda ok denemesi yapılırken atılan bir ok buna saplandı. Bu okun verdiği acıdan Muğire, bağırdıkça dağlar inledi. O da:

“- Beni bu acıya Muhammed’in ALLAH’ı düşürdü” dedi, o da otları yola yola çok feci bir akıbetle geberip gitti.

* Kays oğlu Haris:

Tuzlu balık yedi. Kendini şiddetli bir hararet bastırdı. Evvelce tuzlu balık yediğinde bir şey olmazdı. Ne kadar su içti ise, harareti kesilmedi. İçtikçe içti. İdrar yolu tıkandı. Sidiğini çıkaramadı. O da diğerleri gibi:

“-Bu belâyı benim başıma Muhammed’in ALLAH’ı açtı” diye inleye inleye çatlayarak geberip cehennemin dibini boyladı.

* Hıristiyan iken Müslüman olduğunu söyleyip Müslümanların arasına giren daha sonra irtitad edip başta Peygamberimize ve Müslümanlara iftira atan birini gömüldüğü mezar, kabul etmeyip dışarı atmıştı. “Kabrin dışarı attığı kişi” diye tarih boyu anılıyor.

* Benim tanıdığım biri vardı. Müslüman düşmanıydı. Çok küfür ederdi. Ölürken dışkısını ağzından çıkara çıkara bağırıyordu. Geberdi. Cenazesi defnedilirken bu defa mezarını acaip sinekler istilâ etmişti de gömü çok zor gerçekleşmişti.

* Müslümanlara zulmü ve İslâm’a düşmanlığı ayrıca ALLAH’ın yasaklarını alaya almasıyla ünlü bir yetkiliyi tanıyorum. Mübtelâ olduğu hastalıktan dolayı son günlerinde kıpkızıl bir hâl almıştı. Homurdaya homurdaya göçtü gitti.

İslâm düşmanlarının ahir ve akıbetleri böyle olur işte.

Mevlüt Özcan//18.06.2008
Logged

Zikir hafizlik gibidir.
Hafizlik ayetlerin arka arkaya defalarca okunulmasi ile hafizaya yerlestirmekle olur.
Zikir ederken de arka arkaya devamli (ALLAH,ALLAH)denir.Mevla Teala da buyurur ki:
"Kulum benden dönmüyor,israrla beni istiyor" der ve kulunu muradina erdirir.Bir ibarede söyle gelir;
"Dertlerinizi bir dert kiliniz."
Eger dertlerinizi bire indirmezseniz hangi dert cukurunda helak olursaniz olun sizlere bakmam..

Mahmut Ustaosmanoglu k.s. (Efendi hz.)-sohbetler..
Sayfa: [1]   
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Site Map | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | Rss
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
| Sitemap
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Sitemap
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142