Tasavvuf, İslam, Dini Resimler, Şiir, Kıssadan Hisseler, Hikayeler | ismetiyye.com
Aralık 01, 2008, 09:05:23
3 Zil-Hicce 1429 *
....................................Selamün aleyküm, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Son Konular Üyeler Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   
  Yazdır  
Gönderen Konu: Gözlerinizde Azmi Görmek İstiyorum  (Okunma Sayısı 79 defa)
 
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
zembilli

Rabbim razı olduğu yoldan razı olduğu ilimden ayırmasın...
Site yöneticisi
*****



EDEP aklın sûretidir.
Offline Offline
Yaş: Yok
Üye No: 208
Nerden: İSTANBUL
Mesaj Sayısı: 1.808
Nasıl Biri: hedefine odaklanmış bir aciz
8 Mesajına Toplam
8 Kere Teşekkür Edildi
Durumum:
« : Haziran 29, 2008, 08:49:28 »


27 Haziran 2008 Cuma 06:13  Adem KAHRİMAN  Sosyolog-Yazar
Gözlerinizde Azmi Görmek İstiyorum
 

 

 

İçinde bulunduğumuz bu dünyanın bazı gerçeklerini görmeden, bilişsel anlamda varlık mantığımızın aykırı duruşunu sergilediğimiz olur ama biz aslında böyle bir kaygıda aslında taşımayız. Bazılarımız 10 yılın hesabını yaparken bazılarımızda anı bile düşünmeyiz. Sınanmak nedir? Bunu herkes kendine göre yordamlayabilir; çünkü dünya görüşlerimiz hepimizin kendine göre var olan gerçekleriyle yüzleşmemizi sağlar; ancak hiçbir zaman bu anlamda kendimizi hesaba çekmeyiz, beklide çekemeyiz. Bunun temel sebebi, ya çok korkak olduğumuzdan yada cahilliğimizden, bilmeyişimizdendir. Hatta bazen kendimizi hesaba çekmelimi çekmemeli miyiz? diye dahi düşündüğümüz günlerimiz olur, geçer. Bununla ilgili bir hikayeyi paylaşmak istiyorum:
 
Bir gün ideal felsefenin üstadı Eflatun'a sormuşlar;
İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan davranışı nedir diye?

Eflatun tek tek sıralamış;
 
Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler. Ne var ki çocukluklarını özlerler. Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler. Ama sağlıklarını geri almak için de para öderler. Yarınlarından endişe ederken bugünü unuturlar. Sonuçta, ne bugünü, ne de yarını yaşarlar. Hiç ölmeyecek gibi yaşarlar. Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler.
            Evet, sevgili gönüldaşlar, işimiz sabır ister, uğraş ister, mücadele ister, küsmeleri kaldırmaz! Yüce RABBİMiz(c.c.) nice peygamberleri sınamış ve sabrını, sebatını ölçüp, tartmıştır. İşimiz ne mi? Arzulanan genç nesili yetiştirmek! Ahlakî ve manevî değerleri ön plana alarak, sevgi, saygı, rahmet, şefkat, adalet, iyilikseverlik gibi insanı insan yapan evrensel manevî değerleri ön plana alan toplumsal düzen kurmak, gönül kazanmak ve yürekleri fethetme görevini en tatlı dille ve en güzel metotla yerine getiren bir nesil yetiştirmek.
 
            Bir kıssa ile bitirelim;
Geçmiş zamanların birinde bağlarıyla ünlü Suriye topraklarında Eyüp adında zengin ve iyi ahlaklı biri yaşardı. ‘Para insanı saptırır’ derler ya, onunkisi öyle değildi; malı gün geçtikçe çoğalıyor, o da gün geçtikçe daha çok hayırsever biri oluyordu. Malın mülkün ALLAH vergisi olduğunu, onların bir gün hesabını vereceğini aklından çıkarmaz, dilinden şükrünü, malından sadakasını eksik etmezdi.

Bir insan hem varlıklı hem ahlaklı olunca, onu çekemeyenler de elbette olacak… Bazıları şöyle diyordu:

“–İnsan bu kadar varlıklı olduktan sonra elbette herkese dağıtır… Malı nasıl olsa çok..! Dağıt, dağıt bitmez ki...! Bu kadar refah içinde olan biri tabi ki iyi ahlaklı olur; ona sataşan yok, çatışan yok… Herkes ona nasıl olsa saygılı davranıyor…”

Oysa ALLAH, kulu Eyüp’ün samimiyetini ve Hakk’a bağlılığını biliyordu. Bunu diğer insanlara da göstermek istedi. Hem böylece Eyüp gelmiş geçmiş herkese sabrın simgesi olacaktı.

Hz. Eyüp’ün tıkır tıkır giden işleri ilk kez hayvanlarının peş peşe hastalanmaya başlamasıyla bozuldu. Kısa süre içinde koca sürüden bir tek sıska inek, bir tek kara keçi kalmadı; hepsi telef oldu. İnsanlar Eyüp’ün bu duruma ne diyeceğini merak ediyor; ağzını yoklayarak:

“–Nedir bu başına gelenler…!” diyor ah vah ediyorlardı. Eyüp peygamber yüksek ahlakından ödün vermeksizin:

“-ALLAH verdi; ALLAH aldı; her şey O’nun değil mi?” diyordu.

Eyüp Peygamber hayvanlarını kaybetti ama sabrını ve metanetini kaybetmedi.

Belalar geldiğinde aile ve akrabalarıyla gelirmiş...! Eyüp Peygamber bir gün dışarıda işleriyle meşgul iken acı bir haber aldı. Ani bir sarsıntıyla evleri yıkılmış, tüm çocukları göçük altında kalmıştı. Yıkıntıdan sağ kurtulan yalnızca karısıydı. Hz. Eyüp’ün gözleri evlat acısından kanlı yaşlarla doldu; ama ‘sabır’ dedi.

Eyüp Peygamber çocuklarını kaybetti ama sabrını ve metanetini kaybetmedi.

Belalar henüz bitmemişti. Hz. Eyüp’ün vücudunda yaralar çıkmaya başladı. Küçük küçük çıbanlar, gün geçtikçe büyüdü; bütün vücuduna yayıldı. Eyüp Peygamber hekimlere gitti, ilaçlar kullandı ama nafile… Yaralar iyileşeceğine azıyordu. Eyüp Peygamber’in hastalığı arttı. Artık çalışamadığı için elde avuçta ne varsa hepsini tüketti. Karısı ona bakıyor, evi geçindirmeye çalışıyordu.

Eyüp Peygamber’in yaraları çok fenalaştı. Hastalığının bulaşıcı olması ihtimaline karşı kimse onun yanına yaklaşmak istemiyordu. Eyüp Peygamber yapayalnız kalmıştı. Acı ve ıstıraplar içindeydi… ALLAH’a dua etmeye ve O’ndan sabır istemeye devam etti. Ama artık bırakın vücudunu hareket ettirmeyi, dudaklarını kıpırdatacak takati kalmamıştı. Bir insanın başına gelebilecek her türlü felaket ve müsibet, onun başına gelmişti ve o, tıpkı sağlıklı ve varlıklı günlerinde olduğu gibi ALLAH’tan uzaklaşmamış, O’na olan bağlılığını ve güvenini kaybetmemişti. Hz. Eyüp imtihanını başarıyla geçmiş ve insanlara örnek bir kul olmuştu.

Eyüp Peygamber sağlığını kaybetti ama sabrını ve metanetini kaybetmedi.

Hastalığının şiddetlendiği bir anda:

“Ey RABBİM!” diye dua etti. Halim sana malumdur. Adını anamayacak kadar hastayım! Ey Şifa Veren! Şifana muhtacım…”

Yüce ALLAH, kulundan hoşnuttu. Eyüp Peygamberin makamını, katında daha da yüceltti. Ona:

“–Ayağını yere vur” diye vahyetti. Eyüp Peygamber güçlükle ayağını kaldırıp indirdi. Ayağını indirdiği yerden berrak bir su kaynamaya başladı. Eyüp Peygamber o suyla yaralarını temizledi. Yaraları kısa sürede kuruyup kayboldu; sudan doyasıya içti, içindeki dertler şifa buldu. Eyüp aleyhisselam, hastalanmadan önceki sağlığına tez zamanda kavuştu. Sağlığını kazanan Hz. Eyüp, servetini de yeniden kazandı. Böylece o, refah ve sağlık içindeyken ALLAH’ı unutmadığı gibi, yoksul ve hastalıktayken de O’na küsmedi, isyan etmedi. Böylece Eyüp aleyhisselam, ALLAH’ın sadık ve sabırlı bir kulu olarak tarihe geçti.

 



Logged

Veradan kimseyi kadh etme SABRET            Seni zem etse affet nefsi KAHRET
Umuru Hakka terk et sadrı BAHR ET           Kanaat mevcuda kıl fakrı FAHRET
Ümidin Hakka tut Hakka gidelim                 Cemali ba kemale seyr'idelim
Çağrı

hadi yüreğim gidelim
Bizden biri
*



NAR-I GAMİS
Offline Offline
Yaş: 20
Üye No: 138
Nerden:
Mesaj Sayısı: 2.049
Nasıl Biri:
Durumum:
« Yanıtla #1 : Haziran 30, 2008, 05:12:00 »

  zembilli 
Logged

Aşk beşeridir ;şakayla başlar,sorumluluk getirir.Gözden girer gönülde yaşar.Surete meyledenler ziyandadır.Aşk platoniktir.Sohbetle başlar zahmet getirir.Zihinden girer,gönülde yaşar.Siretini bilmeyenler yol şaşırır.Aşk ilahidir.İmanla başlar vahdete götürür.Gönülde doğar,gönülde yaşar.Sırrı saklamayanlar başını verir.
zembilli

Rabbim razı olduğu yoldan razı olduğu ilimden ayırmasın...
Site yöneticisi
*****



EDEP aklın sûretidir.
Offline Offline
Yaş: Yok
Üye No: 208
Nerden: İSTANBUL
Mesaj Sayısı: 1.808
Nasıl Biri: hedefine odaklanmış bir aciz
8 Mesajına Toplam
8 Kere Teşekkür Edildi
Durumum:
« Yanıtla #2 : Ağustos 07, 2008, 10:54:44 »


günceleme



Logged

Veradan kimseyi kadh etme SABRET            Seni zem etse affet nefsi KAHRET
Umuru Hakka terk et sadrı BAHR ET           Kanaat mevcuda kıl fakrı FAHRET
Ümidin Hakka tut Hakka gidelim                 Cemali ba kemale seyr'idelim
Sayfa: [1]   
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Site Map | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | Rss
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
| Sitemap
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Sitemap
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142