Hacegan
|
 |
« : Nisan 20, 2008, 10:46:44 » |
|
 |
|
 |
 |
İsmail Müftüoğlu
Bazı TV ekranlarında hep horoz dövüşünü seyrediyoruz. Bu ekranlarda ahlakı çökerten diziler, maneviyatı tahrip eden filmler, ciddiyetten uzak forumlar, programlar seyrediyoruz. Tarihinden habersiz, maneviyat yoksunu bazı programcılar, elbirliği etmişçesine, milletin tüm etik ve estetik değerlerine salvo ateşi açmaktadırlar.
Yıllardan beri, dur durak bilmeden saldırılarına devam ederek, milleti ürkütme, sindirme gayreti içinde olduklarını görüyoruz. Tuttukları köşe başlarından dolayı alabildiğine nemalananlar, milleti sömürmekte ve milleti yanlışa kanalize etmek için de ellerinden geleni yapmaktadırlar.
Bu ekranlarda evlenme godoşluğu yapanları, evlilik müessesesini rencide edici senaryoları, meşruiyet hudutlarını zorlayan tavırları, rüküş ve o derece de çıplak giyinişleri, ar ve haya duygularını rencide edici gülüşmeleri, şakalaşmaları, sefih iştihalılara hisseler dağıtan kırıtmaları, rakkaseler gibi kıvıranları sorgulayan yok. Ne oluyoruz?
Ekonomiyi bilmeyenler ekonomiden, siyasetten anlamayanlar siyasetten, dinden anlamayanlar dinden bahseder oldu. Milleti yozlaştırmak için elden geleni yapmaktadırlar. Sözüm ona olmayan akılları ile, akıl hocalığı yapıyorlar. Ama bize göre cehaletlerini kafataslarından kusuyorlar. Naehil oldukları halde, ehilmiş gibi, alıştırılmış papağanlar gibi konuşturulup, boy göstermekten çekinmiyorlar.
Onları seyreden, onları ekranlarında şımartan kim? Onları alkışlayan, onları dinleyerek zaman israfında bulunan kim? Onların programlarını seyrederek reyting kazanmalarını temin eden kim? Cevap net ve açık. Ahlâk ve maneviyattan bahsedip, kendini unutanlardır. Ahlâki çöküntü içinde kıvranıp duran ve nefsini putlaştıranlardır. Namazına devam eden, orucunu tutan, zekatını veren vurdumduymaz Müslümanlardır.
İnsanlarımızı insani, milli, İslâmi değerlerden soyutlaştıran, uzaklaştıran zamanın türedilerine iltifat edildikçe, vebalin büyüğü icra edilmiş olur. Etmeyin, yapmayın, kıymayın kendinize ve neslinize.
BOYALI BASIN FARKLI MI?
Etik ve estetik değerleri çökertmek için, bazı boyalı basın da elinden geleni yapmaktadır. Onların gazetelerine bakınız. Ar ve haya duygularımız rencide edilmektedir. Üryanlığı moda haline getirmek yarışı içindedirler. Daha çıplak kadın resmini baş sayfalarında teşhir etmek için, rekabet halindedirler.
Milliyetçi ve muhafazakar insanlarımız da, bahis konusu gazeteleri almak için, her sabah gazete bayilerinin önünde kuyruk oluşturmaktadırlar. Bazı boyalı gazetelere verdikleri paralarla, onların tirajlarını artırmaktadırlar. Sonra da bu israfı yapanlar, utanmadan ahlâk ve maneviyattan, ALLAH ve peygamberden bahsetmektedirler.
Kazanılan paraların harcandığı yerlere bakılması, en azından insanlık gereği değil midir? Neslin çoraklaşmasına zemin hazırlayanlara yardımcı olmak, manevi vebal değil midir?
Tarihimizin küçümsenmesine, tahrifine çalışanları alkışlamak, amme vicdanını rencide etmez mi? Hele hele bu neviden neşriyatı alıp, evine taşıyanların, aile efradı içinde açarak kadın teşhiri fotoğraflarını müştereken seyre vesile olanların, bu hareketleri vicdanla izah edilebilir mi? Tabii ki vicdanlar nasırlaşmamışsa, maneviyat silkelenip, bir tarafa atılmamışsa.
Neslin mahvına yardımcı olmayın, efendiler. Ahlâkın çöküşüne seyirci kalmayın, efendiler. Milli değerleri çiğnetmeyin, efendiler. Boyalı basının çığırtkanlarına iltifat etmeyin, efendiler. Kendinize gelin, efendiler. Kendinizi inkar etmeyin, efendiler. Zira, boyalı basının dışında okunabilecek gazeteler ve boyalı basının uzantıları TV ekranları dışında seyredilebilecek TV kanalları da vardır.
|
|
 |
|
 |
|