Tasavvuf, İslam, Dini Resimler, Şiir, Kıssadan Hisseler, Hikayeler | ismetiyye.com
Aralık 01, 2008, 07:40:52
3 Zil-Hicce 1429 *
....................................Selamün aleyküm, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Son Konular Üyeler Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   
  Yazdır  
Gönderen Konu: Diyalog ayetleri  (Okunma Sayısı 124 defa)
 
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Hacegan

Suffa Mektebinin Mirasçısı
Teknik Görevli
*******



Aşk Olacak Aşk, Aşk'sız Olmaz..
Offline Offline
Yaş: 23
Üye No: 14
Nerden: 72/A
Mesaj Sayısı: 7.330
Nasıl Biri:
68 Mesajına Toplam
103 Kere Teşekkür Edildi
WWW
Durumum:
« : Mayıs 26, 2008, 01:42:09 »

Mahmut Toptaş

Gece karanlığında eğlenerek yürüyen bir kalabalık uçuruma doğru gitseler, uçurumdan haberi olmayan bu kalabalığa yolun kenarında duran bir grup “Yahu nereye gidersiniz? Yolun sonu uçurum. Gitmeyin” diye bağırsa, yine yolun kenarında duran diğer bir grup da “Hayır, hayır bu adam yalan söylüyor. Yolun sonu çok güzel bir eğlence yerine çıkıyor” dese ve uçuruma doğru gidenlerden Bush, Şaron gibi zıpırlar çıkıp “Gitmeyin” diye bağıranı yakalayıp  “Sen ayırımcılık yapıyorsun” diyerek ağaca bağlasalar, diğer bağıranı “Aferin” diyerek yanlarına alsalar, uçuruma doğru giden kalabalık gülerken o bir kişi ağlasa şimdi biz hangisine: “Ne olacak bu/ bunların hali” diyeceğiz. (Bak: Tevbe 109  Âl-i İmran 103)

Ağlayan adam bağlandığına ağlamıyor. Bu kalabalığın yardan aşağıya düşeceklerine ağlıyor. Yoksa o Müslüman yar yolunda yaralanmayı gazilik nişanı gibi zevkle taşır.

Şeker komasına giren ve hastaneye kaldırılan adama ziyarete gelen yakınlarından biri gizlice baklava getirse, diğerleri ise doktorun “Dediğine uy” deseler hangisi bu hastaya dostluk yapmış olur?

Her konuda olduğu gibi diyalog konusunda da örneğimiz peygamberlerdir.

Buyurun, A’raf suresini dinleyelim:

59- Şüphesiz Nuh’u kavmine peygamber olarak gönderdik ve (Nuh) şöyle dedi: “Ey kavmim, ALLAH’a kulluk ediniz. Sizin için ondan başka ilah yoktur. Büyük günün azabının sizin üzerinize olmasından korkuyorum.”

60- Kavminin ileri gelenleri : “Biz seni apaçık bir sapıklık içinde görüyoruz” dediler.

61- (Nuh): “Ey kavmim, hiçbir sapıklık yok. Ben, ancak alemlerin Rabbinden bir elçiyim.”

62- “Size, RABBİMin mesajlarını ulaştırıyorum. Size, nasihat ediyorum ve sizin bilmediklerinizi  ALLAH tarafından biliyorum.”

63- “Sizi uyarmak için, sakınmanız ve merhamete kavuşmanız için sizden bir erkeğe, Rabbinizden bir zikir gelmesine mi şaştınız?

64- O’nu yalanladılar. Biz de onu ve gemide beraberinde olanları kurtardık ve ayetlerimizi yalanlayanları suda boğduk. Şüphesiz onlar kör bir kavim idiler.

65- Âd kavmine de kardeşleri Hûd’u gönderdik: “Ey kavmim, ALLAH’a kulluk yapın. Sizin için O’ndan başka ilah yoktur, sakınmaz mısınız?” dedi.

66- Kavminin ileri gelen kâfirleri: “Biz, seni beyinsiz olarak görüyoruz ve seni yalancılardan sanıyoruz” dediler.

67- (Hûd) Dedi ki : “Ey kavmim, bende beyinsizlik yok. Ben ancak alemlerin Rabbinden bir elçiyim”

68- “Size RABBİMin mesajlarını ulaştırıyorum ve sizin için güvenilir bir öğütçüyüm”

69- “Sizi uyarmak için sizden bir erkeğe Rabbinizden bir zikir gelmesine mi şaştınız? Hatırlayın, hani sizi Nuh kavminden sonra onların yerine getirmişti ve sizi yaratılışça daha fazla kılmıştı. ALLAH’ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz.”

70- Dediler ki: “Sen, bize bir tek ALLAH’a kulluk yapmamız ve babalarımızın taptıklarını bırakmamız için mi geldin? Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi va’dettiğin azabı getir”

71- (Hûd): “Şüphesiz Rabbinizden sizin üzerinize bir pislik ve gazap vaki oldu. ALLAH’ın, haklarında hiçbir delil indirmediği, sizin ve babalarınızın isimlendirdiği (put) isimleri hakkında benimle çekişiyor musunuz? Bekleyin; ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim” dedi.

72- O’nu (Hûd’u) ve beraberindekileri, tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayıp iman etmeyenlerin sonunu kestik.


Logged

Biliyorsan konuş, biliyor desinler.
Bilmiyorsan sus, adam desinler.
Hacegan

Suffa Mektebinin Mirasçısı
Teknik Görevli
*******



Aşk Olacak Aşk, Aşk'sız Olmaz..
Offline Offline
Yaş: 23
Üye No: 14
Nerden: 72/A
Mesaj Sayısı: 7.330
Nasıl Biri:
68 Mesajına Toplam
103 Kere Teşekkür Edildi
WWW
Durumum:
« Yanıtla #1 : Mayıs 26, 2008, 01:42:28 »

İnsanı yaratan ALLAH, insanın nasıl konuşulunca faydalı olacağını en iyi bilen ALLAH’tır. O’nun kullarını davet konusunda örnek alacağımız en güzel örnek de Kur’an’ın ifadesi ile ALLAH’ın peygamberleridirler.

Diyalog konusunda önceliklerimizin ne olduğunu onlardan öğrenelim buyurun:

A’raf 73- Semud kavmine de kardeşleri Salih’i gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim, ALLAH’a kulluk yapın. Sizin için O’ndan başka ilah yoktur. Rabbinizden size apaçık belge geldi. Bu, ALLAH’ın devesi sizin için bir mucizedir. Bırakın onu, ALLAH’ın yeryüzünde yesin, Ona kötülükle dokunmayın, yoksa acıklı bir azap sizi yakalayıverir.

A’raf 74- Hatırlayın, hani sizi Ad kavminden sonra onların yerine getirmiş ve sizi yeryüzüne yerleştirmişti de, siz ovalarında köşkler, dağlarında evler yaptırıyordunuz. ALLAH’ın nimetlerini hatırlayın ve yeryüzünde karışıklık çıkararak bozgunculuk yapmayın.

A’raf 75- Kavminin ileri gelen müstekbirleri, onlardan iman eden müstez’aflara:  “Salih’in, Rabbi tarafından peygamber olarak gönderildiğini biliyor musunuz?” dediler. Onlar da: “Şüphesiz biz, onunla gönderilene iman ediyoruz” dediler.

A’raf 76- Müstekbirler de: “Biz de, sizin iman ettiğinizi inkâr ediyoruz” dediler.

A’raf 77- Dişi deveyi kestiler ve Rablerinin emrine karşı geldiler ve “Ey Salih, eğer sen, peygamberlerden isen, haydi bize va’dettiğin azabı getir” dediler.

A’raf 78- Bunun üzerine onları bir sarsıntı alıverdi de evlerinde dizleri üstünde yığılıverdiler.

A’raf 79- Salih onlardan yüz çevirdi ve: “Ey kavmim, ben RABBİMin mesajını size tebliğ ettim ve size nasihat ettim. Ancak siz nasihat edenleri sevmiyorsunuz” dedi.

Hud 61- Semud (kavmine) de kardeşleri Salih’i Peygamber olarak gönderdik. Salih şöyle dedi: “Kavmim, ALLAH’a ibadet ediniz. Sizin için O’ndan başka ilâh yoktur. Sizi yeryüzünden yaratan ve orada ömür geçirmenizi isteyen O’dur. O’ndan af dileyin. Sonra O’na tevbe edin. Şüphesiz benim RABBİM çok yakındır, (duaları) kabul edendir.”

Hud 62- Dediler ki: “Ey Salih, sen bizim aramızda bundan önce ümit beslenen biri idin. Sen bizim atalarımızın taptığına bizim tapmamızı yasaklıyor musun? Biz, seni bizi kendisine çağırdığın şeyden şüphe içindeyiz, kuşkulanıyoruz.”

Hud 63- (Salih)  Dedi ki: “Ey kavmim, ne dersiniz? Eğer ben RABBİMden bir beyyine üzerinde isem ve bana bir rahmet vermişse ben de O’na isyan edersem ALLAH’a karşı bana kim yardım eder? Siz, bana zararı artırmaktan başka bir şey yapamazsınız.”

Hud 64- “Ey kavmim, işte size bir mu’cize olarak ALLAH’ın dişi devesi. O’nu bırakın, ALLAH’ın yeryüzünde yesin. Sakın ona kötülükle dokunmayın. Yoksa sizi yakın bir azap yakalar.”

Hud 65- Derken onu (deveyi) kestiler. (Salih) dedi ki: “Evlerinizde üç gün daha yaşayın” İşte bu yalan olmayan bir va’ddır.

Hud 66- (Azâb) emrimiz geldiğinde Salih’i ve onunla beraber iman edenleri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Şüphesiz senin Rabbin, kuvvetlidir, Aziz’dir.

Hud 67- Zalimleri korkunç bir çığlık yakalayıverdi de onlar, yurtlarında çöküp kaldılar.

Şuara 142- Hani kardeşleri Salih onlara demişti: “Sakınmaz mısınız?”

Şuara 143- “Ben, size gönderilen, güvenilen bir elçiyim.”

Şuara 144- “ALLAH’tan sakının ve bana itaat edin.”

Şuara 145- “Bunun için sizden hiç bir ücret istemem. Benim ücretim alemlerin Rabbine aittir.”

Neml 46- (Sâlih) dedi ki: “Ey kavmim, niçin iyilikten önce kötülüğün acele gelmesini istiyorsunuz? ALLAH’tan af  isteseniz olmaz mı? Belki merhamet olunursunuz.”

Neml 47- (Semud kavmi) Dediler ki: “Sen ve beraberindekiler bize uğursuzluk getirdi.” (Sâlih): “Sizin uğursuzluğunuz ALLAH’tandır. Hayır, siz imtihan olunan bir kavimsiniz” dedi.

Neml 48- Şehirde dokuz kişi vardı ki, yeryüzünde bozgunculuk yaparlar, ıslah etmezlerdi.

Neml 49- Onlar, kendi aralarında ALLAH’a yemin ederek şöyle dediler: “Ona ve ailesine gece baskın yapalım, sonra da velisine, “Biz onun ailesinin öldürüldüğü yerde bulunmadık, biz doğru söylüyoruz” diyelim.”

Neml 50- Onlar tuzak kurdular, onlar hissetmeden biz de tuzak kurduk.

Neml 51- Onların tuzaklarının sonucu nasıl oldu bir bak, biz onları ve kavimlerini topyekun helâk ettik.

Neml 52- İşte zulümleri sebebiyle harap (ve ıssız) kalan yurtları. Bilen kavim için bunda bir ibret vardır.


Logged

Biliyorsan konuş, biliyor desinler.
Bilmiyorsan sus, adam desinler.
Hacegan

Suffa Mektebinin Mirasçısı
Teknik Görevli
*******



Aşk Olacak Aşk, Aşk'sız Olmaz..
Offline Offline
Yaş: 23
Üye No: 14
Nerden: 72/A
Mesaj Sayısı: 7.330
Nasıl Biri:
68 Mesajına Toplam
103 Kere Teşekkür Edildi
WWW
Durumum:
« Yanıtla #2 : Mayıs 26, 2008, 01:42:52 »

Örnek ve önderlerimizin peygamberler olduğunu RABBİMiz bize bildirirken İbrahim aleyhisselamın örnek oluşuna özel dikkat çeker:

      “İbrahim’de ve onunla beraber olanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar, kendi kavimlerine şöyle demişlerdi: “Biz sizden ve sizin ALLAH’tan başka taptıklarınızdan uzağız. Biz, sizi inkâr ediyoruz. Bir tek ALLAH’a iman edinceye kadar sizinle bizim aramızda ebedi bir düşmanlık ve nefret başladı.” Ancak İbrahim’in babasına: “Elbette senin için istiğfar edeceğim, ALLAH’tan gelecek hiçbir şeye gücüm yetmez.” demesi müstesna. “RABBİMiz biz Sana güvendik, Sana yöneldik ve dönüş Sanadır.” (Mümtehine ayet 4)

      Buyurun o örneğimiz, inkarcılarla nasıl diyalog kurmuş Kur’an’dan dinleyelim ve biz de ona göre hareket edelim:

      Bakara 258- ALLAH’ın kendisine mülk verdiği kişinin (Nemrut’un) Rabbi konusunda İbrahim’le nasıl çekiştiğini görmüş gibi bilmedin mi?

      İbrahim: “Benim RABBİM hem diriltir, hem öldürür” demişti. (Bunun üzerine Nemrut:)

      “Ben de diriltir ve öldürürüm” demişti.

      İbrahim: “Şüphesiz ALLAH güneşi doğudan getiriyor. Sen de batıdan getir” deyince, o kâfir şaşırıp kaldı.

      ALLAH zalim toplulukları başarıya ulaştırmaz.”

      En’am 74- Hani İbrahim, babası Âzer’e: “Putları ilahlar olarak mı kabul ediyorsun? Şüphesiz ben, seni ve kavmini apaçık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti.

      Meryem 41- Kitapta İbrahim’i de an. Şüphesiz O çok doğru biriydi, peygamberdi.

      Meryem 42- Babasına şöyle demişti: “Babacığım, işitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?”

      Meryem 43- “Babacığım, sana gelmeyen bir ilimden bana geldi, hemen bana uy ki, seni dosdoğru yola ileteyim.”

      Meryem 44- “Babacığım, şeytana tapma. Çünkü şeytan, Rahmân’a isyan etti.”

      Meryem 45- “Babacığım, sana Rahmândan bir azabın dokunmasından ve senin şeytana dost olmandan korkarım.”

      Meryem 46- (Babası): “Ey İbrahim, sen benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer vazgeçmezsen elbette seni taşlarım. Uzun müddet benden ayrıl git” dedi.

      Meryem 47- (İbrahim): “Selam sana. Senin için RABBİMe istiğfar edeceğim. Şüphesiz O bana çok lütufkârdır” dedi.

      Meryem 48- Sizi ve ALLAH’tan başka taptıklarınızı bırakıyorum ve RABBİMe dua ediyorum. Umulur ki, RABBİMe dua ile mutsuz olmam.

      Enbiya 52- Hani O babasına ve kavmine “Şu ibadet edip durduğunuz heykeller nedir?” demişti.

      Enbiya 53- Dediler ki: “Biz babalarımızı onlara ibadet yaparken bulduk.”

      Enbiya 54- (İbrahim): “Muhakkak siz ve babalarınız apaçık bir sapıklığın içindesiniz” dedi.

      Enbiya 55- Dediler ki: “Sen bize hak ile mi geldin, yoksa şakacılardan mısın?”

      Enbiya 56- (İbrahim) dedi ki: “Hayır, sizin Rabbiniz, göklerin ve yerin Rabbidir ki, onları (ilahlarınızı)da O yarattı. Ben de buna şahitlik edenlerdenim.”

      Enbiya 57-  “ALLAH’a yemin olsun ki, siz dönüp gittikten sonra putlarınıza bir tuzak kuracağım.”

      Enbiya 58- Onları (putları) paramparça etti. Ancak, kendisine başvursunlar diye putların büyüğünü bıraktı.

      Enbiya 59- Dediler ki: “Bunu ilahlarımıza kim yaptı? Şüphesiz o zalimlerdendir.”

      Enbiya 60- Dediler ki: “İşittik ki bir genç onları konuşuyordu. O’na İbrahim deniyor.”

      Enbiya 61- Dediler ki: “O halde onu insanların gözleri önüne getirin de şahit olsunlar.”

      Enbiya 62- Dediler ki: “İbrahim, bunu ilahlarımıza Sen mi yaptın?”

      Enbiya 63- (İbrahim): “Hayır, şu büyükleri yapmış, eğer konuşuyorlarsa onlara (kırılan ilahlara) sorun” dedi.

      Enbiya 64- Kendilerine döndüler ve “şüphesiz siz zalimlersiniz” dediler.

      Enbiya 65- Sonra başları üzerine çevrildiler ve “Sen de bilirsin ki bunlar konuşmaz” (dediler).

      Enbiya 66- (İbrahim) “ALLAH’tan başka size hiçbir fayda ve zarar vermeyenlere mi ibadet ediyorsunuz?” dedi.

      Enbiya 67- “Yuh size ve ALLAH’tan başka ibadet ettiklerinize! Akıl etmiyor musunuz?”

      Enbiya 68- Dediler ki: “Onu yakın!.. İlahlarınıza yardım edin. Eğer bir şey yapacaksanız.”

      Enbiya 69- Biz dedik: “Ey ateş, İbrahim’e serin ve selamet ol.”

      Enbiya 70- O’na tuzak kurmak istediler. Biz de, onları en fazla hüsrana uğrayanlar kıldık.

      İslam düşmanlarının belalarından emin olmak için ALLAH’a sığınanlar kurtuldular, zalimlere sığınanlar ise iki dünyada ateşte yandılar.


Logged

Biliyorsan konuş, biliyor desinler.
Bilmiyorsan sus, adam desinler.
Arif-i agah
Muhacir
*



..::Gönlümüzün İncisi::..
Online Online
Üye No: 19
Nerden:
Mesaj Sayısı: 3.070
46 Mesajına Toplam
72 Kere Teşekkür Edildi
Durumum:
« Yanıtla #3 : Mayıs 26, 2008, 10:09:28 »

Gece karanlığında eğlenerek yürüyen bir kalabalık uçuruma doğru gitseler, uçurumdan haberi olmayan bu kalabalığa yolun kenarında duran bir grup “Yahu nereye gidersiniz? Yolun sonu uçurum. Gitmeyin” diye bağırsa, yine yolun kenarında duran diğer bir grup da “Hayır, hayır bu adam yalan söylüyor. Yolun sonu çok güzel bir eğlence yerine çıkıyor” dese ve uçuruma doğru gidenlerden Bush, Şaron gibi zıpırlar çıkıp “Gitmeyin” diye bağıranı yakalayıp  “Sen ayırımcılık yapıyorsun” diyerek ağaca bağlasalar, diğer bağıranı “Aferin” diyerek yanlarına alsalar, uçuruma doğru giden kalabalık gülerken o bir kişi ağlasa şimdi biz hangisine: “Ne olacak bu/ bunların hali” diyeceğiz. (Bak: Tevbe 109  Âl-i İmran 103)

Dünden beri özellikle kafama takilan seylerdi,aynen yanlisliklar görüyorsun fakat söyleyemiyorsun,sen ayrimcilik yapiyorsun veya fitne cikariyorsun denecek diye.Ilmimiz olsa,bir vasfimiz olsa avazimiz ciktigi kadar bagiracaz yapmayin etmeyin diye,yine elimizden geldigince söylemeye calisiyoruz ama ciliz bir sesle,insanlarin iyiligine söyledigimizide anlamiyorlar..

Deniyorki tarikatcilar bizi sevmezler,yav tarikatcilar sizi niye sevmesinler,veya niye sevmezler bir düsünün,sen tutup camide erkek kadin bir arada sohbet ortami yaparsan sizi biz degil mevla sevmez be.Senin ismini cismini mi sevmiyorlar ,yaptigin dini bozdugun hareketleri anlayin artik...

ALLAHin ayetlerine uymaktan bahs ediyor karsindaki cemaat kadin erkek ayni ortamda.

Bir cemaatin veya bir toplulugun basindaysan,lider konumundaysan dikkatli olacaksin..Biz cahiliz,hadi biraz okuyoruz veya arastiriyoruz birseyler ögrenmeye calisiyoruz,ama cok eksigiz islami konularda.ama sen o konumdaysan alimsen,hocaysan,lidersen bu insanlarin hakkina girme..Bu kadar insani ucuruma sürükleme..

müslümanlarin ve birisinin müslüman olduktan sonraki halini ne yapacaz,bunlari düsünen yok..Kelime-i sehadet getir gerisini bosver ,olduu..(biraz abartili olabilir ama icimdekilerini döktüm kusura bakmayin okuyan kardeslerim,acaip üzüldügüm konular var,yinede sucu kendi nefsimdede buluyorum biz nasilsak basimiza ona göre insanlar geliyor,RABBİM ins..ömrümüz gecmeden bizi,ve ümmedi muhammedi dogru yola iletir,isimiz Mehdi Aleyhisselama kaldi vesselam)
« Son Düzenleme: Mayıs 26, 2008, 10:11:10 Gönderen: Muhacir » Logged

Zikir hafizlik gibidir.
Hafizlik ayetlerin arka arkaya defalarca okunulmasi ile hafizaya yerlestirmekle olur.
Zikir ederken de arka arkaya devamli (ALLAH,ALLAH)denir.Mevla Teala da buyurur ki:
"Kulum benden dönmüyor,israrla beni istiyor" der ve kulunu muradina erdirir.Bir ibarede söyle gelir;
"Dertlerinizi bir dert kiliniz."
Eger dertlerinizi bire indirmezseniz hangi dert cukurunda helak olursaniz olun sizlere bakmam..

Mahmut Ustaosmanoglu k.s. (Efendi hz.)-sohbetler..
Hacegan

Suffa Mektebinin Mirasçısı
Teknik Görevli
*******



Aşk Olacak Aşk, Aşk'sız Olmaz..
Offline Offline
Yaş: 23
Üye No: 14
Nerden: 72/A
Mesaj Sayısı: 7.330
Nasıl Biri:
68 Mesajına Toplam
103 Kere Teşekkür Edildi
WWW
Durumum:
« Yanıtla #4 : Mayıs 27, 2008, 12:11:12 »

Her toplumun en merhametlisi, insanların can ve tenlerinin maddi ve manevi gıdalarını alma konusunda en fazla isteklisi peygamberlerdir.                                                               

Kehf suresinin altıncı ayetinde, Şuara suresinin üçüncü ayetinde sevgili peygamberimizi RABBİMiz tanıtırken “onlar iman etmiyorlar diye sen neredeyse kendini helak edeceksin” diyor RABBİMiz.

Cehenneme doğru koşanlara alkış tutanlar, tecavüz ettiği insanı yakanlardan farksızdırlar. Hatta daha da tehlikeli ve zararlıdırlar.

Çünkü sapığın yaktığı beş dakika acı çeker. Cehenneme doğru koşana “Aferin, sizin yolunuz da ne güzelmiş. Bu yoldan da cennete gidilir” diyenler sonsuz senelerde onların yanmasına katkı sağlayanlardır.

Bu konuda örneklerimizi okumaya Kur’an’dan devam edelim:

Şuara 69- Onlara İbrahim’in haberini oku.

Şuara 70- Hani babasına ve kavmine: “Neye tapıyorsunuz?” demişti.

Şuara 71- (Onlar da) “Biz, bir kısım putlara tapınırız ve onlar için ibadete devam edeceğiz” demişlerdi.

Şuara 72- (İbrahim) dedi ki: “Dua ettiğinizde sizi duyarlar mı?”

Şuara 73- “Size fayda veya zarar verebilirler mi?”

Şuara 74- Dediler ki: “Biz, babalarımızı böyle yaparken bulduk”

Şuara 75- (İbrahim) dedi ki: “Neye taptığınızı gördünüz mü?

Şuara 76- “Siz ve geçmiş babalarınız (neye taptığınızı gördünüz mü?)

Şuara 77- Onlar (putlar) benim düşmanımdır. Ancak alemlerin Rabbi (dostumdur).

Şuara 78- Beni yaratan ve yol gösteren O’dur.

Şuara 79- Beni yediren ve içiren O’dur.

Şuara 80- Hastalandığım zaman şifa veren O’dur.

Şuara 81- Beni öldürecek olan, sonra diriltecek olan O’dur.

Şuara 82- Kıyamet gününde hatamı affetmesini ümit ettiğim O’dur.

Şuara 83- RABBİM, bana hüküm (ilim ve hikmet) ver ve beni salihler arasına kat.

Şuara 84- Sonra gelenler arasında bana doğruluk dili kıl. (Geride kalanlara hoş bir sada bırakayım.)

Şuara 85- Beni, naim cennetinin varislerinden kıl.

Şuara 86- Babamı da affet. Çünkü o sapıtanlardan oldu.

Şuara 87- Diriltilecekleri günde beni mahcup etme.

Saffat 83- Şüphesiz İbrahim de onun tarafında idi.

Saffat 84- Çünkü Rabbine kalbi selim ile gelmişti

Saffat 85- Babasına ve kavmine “Nelere tapıyorsunuz?” demişti.

Saffat 86- “ALLAH’tan başka” uydurma ilahlar mı istiyorsunuz?

Saffat 87- “Alemlerin Rabbi hakkındaki zannınız nedir?”

Saffat 88- (Yıldızlara tapan putperest kavmin yanında İbrahim) yıldızlara bir baktı,

Saffat 89- “Ben hastayım” dedi.

Saffat 90- Ona sırtlarını dönüp gittiler.

Saffat 91- Bir oyun oynamak üzere putların yanına gitti “Yemez misiniz?” dedi.

Saffat 92- “Neyiniz var, Niçin konuşmuyorsunuz?

Saffat 93- Gizlice onlara sağ eliyle, kuvvetli bir vuruşla vurdu.

Saffat 94- Koşarak ona (İbrahim’e) geldiler.

Saffat 95- (İbrahim) dedi; “Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?

Saffat 96- “Sizi de, yaptıklarınızı da ALLAH yarattı”

Saffat 97- (Kâfirler) “İbrahim için bir bina yapın da onu ateşin içine atın” dediler.

Saffat 98- Ona tuzak kurmak istediler. Biz de onları alçaklardan kıldık.

Saffat 99- (İbrahim) dedi: “Ben RABBİMe gidiyorum o bana yol gösterecektir.


Logged

Biliyorsan konuş, biliyor desinler.
Bilmiyorsan sus, adam desinler.
Sayfa: [1]   
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Site Map | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | Rss
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
| Sitemap
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Sitemap
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142