Tasavvuf, İslam, Dini Resimler, Şiir, Kıssadan Hisseler, Hikayeler | ismetiyye.com
Kasım 20, 2008, 08:18:11 ÖS
22 Zil-kade 1429 *
....................................Selamün aleyküm, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Üyeler Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   
  Yazdır  
Gönderen Konu: Madem kaderimde var neden suçluyum?  (Okunma Sayısı 33 defa)
 
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Hacegan

Suffa Mektebinin Mirasçısı
Teknik Görevli
*******



Aşk Olacak Aşk, Aşk'sız Olmaz..
Offline Offline
Yaş: 23
Üye No: 14
Nerden: 72/A
Mesaj Sayısı: 7.215
Nasıl Biri: "Ayna"
WWW
Durumum:
« : Ağustos 20, 2008, 11:47:26 ÖS »

“Madem kaderimde var neden suçluyum?”


“Cenâb-ı Hak ezelde ilim ve iradesiyle

herşeyi tesbit ve takdir ettiğine göre,

bir insanın hakkında, kötülük ve şer işlemeyi takdir etmişse o kimse nasıl hayır işleyebilir

ve bu durumda nasıl sorumlu tutulabilir?”

Evet, Âlim-i Mutlak olan ALLAHü Azimüşşân, olmuş ve olacak herşeyi, ihtiyarî ve ıztırarî bütün fiilleri ezelde takdir etmiş, tanzim etmiş ve Levh-i Mahfûz’da kaydetmiştir. Hiçbir şey O’nun tespit ve takdirinden ayrılamaz. Bütün varlıklar o takdire tâbidir. Ancak bu durum bizleri sorumluluktan kurtaramaz. İlm-i kelâm âlimleri bu hakikati “ilim malûma tâbidir; öyle ise malûm ilme tâbi değildir”, kaidesiyle izah etmişlerdir. Istılâhta, ‘ilim’; bir şeyin zihindeki şekli, ‘malûm’ ise; o şeyin hariçteki şekli olarak tarif edilir. Meselâ, bizim lâleyi bilmemizde, lâlenin zihnimizdeki şekli ‘ilim,’ hariçteki şekli, yâni kendisi ise ‘malûm’dur. İşte burada ilim, malûma tâbidir, yâni lâle hariçte nasılsa, biz de onu öylece bilmekteyiz. Yoksa lâleyi biz nasıl biliyorsak lâlenin kendisi o şekle uymak durumunda değildir.

Yukarıda belirttiğimiz kaidede konumuz yönünden kastedilen ilim, işlediğimiz bütün amelleri Cenâb-ı Hakk’ın ezelî ilmiyle bilmesi, malûm ise işlediğimiz amellerdir. Buna göre sözkonusu kaideyi şöyle ifade edebiliriz:

İnsanlar ihtiyarî fiilleri nasıl işleyeceklerse, Cenâb-ı Hak ezelde öylece bilmiş ve takdir etmiştir. Yoksa, Zât-ı Akdes öyle bildiği için, insanlar o fiilleri öyle işlemiş değildir. Şimdi, meseleye bazı misâllerle biraz daha açıklık getirelim.

Güneş veya ay tutulmasının tarihini ve saatini önceden bilmemiz ilimdir. Malûm ise o tarihte güneşin tutulmasıdır. Dolayısıyla ilim, malûma tâbi olmuştur. Malûm, ilme tâbi olsaydı, biz güneşin hangi tarihte tutulacağını bilsek ve söylesek, güneş tutulması da o tarihte olurdu.

Veya, bir kimsenin adının Ahmed olduğunu bilmemiz ilimdir; malûm, o şahsın adının Ahmed olduğudur. Böylece ilim, malûma tâbi olmuştur. Malûm ilme tâbi olsaydı, o kimsenin adını Mehmed bildiğimizde adı Mehmed olurdu, Hasan bildiğimizdeyse Hasan olurdu.

Bir insanın, cüz’î iradesiyle işlediği bütün fiiller Cenâb-ı Hakk’ın ilm-i ezelîsindedir. Yâni, o insanın bütün amellerini Cenâb-ı Hakk ezelde bilmektedir. Bu ilim de malûma tâbidir. Malûm olan, o kimsenin işlediği iyi veya kötü amelleri, yâni fiilleridir. Kul o fiilleri işleyeceği için âlim-i mutlak olan ALLAH öylece bilmiştir. Yoksa, Cenâb-ı Hak öyle bildiği için, kul da mecburen o fiilleri işlemiş değildir. Yâni, malûm, ilme tâbi değildir.

Kulun işlediği fiil hayır ise Cenâb-ı Hak onu hayır olarak bilir; öyle de irade ve takdir eder. Kulun şer olan fiilini de Cenâb-ı Hak ezelî ilmiyle şer olarak bilmiş ve o şekilde takdir buyurmuştur.

Bu hakikate bir derece bakabilmemiz için gerekli kabiliyeti Rabb-i Alâ’mız bizlere ihsan etmiştir. O’nun bizlere lütfettiği ilim ve irade sıfatlarından, hakkalyakîn biliyoruz ki, irade ilme tâbidir. Meselâ, insan bir eser yapmayı bildiğinde, iradesi bu ilme tâbi olarak, eserin plân ve programını tâyin eder. Daha sonra kudret de iradeye tâbi olur ve insan önceden plânladığı tarzda eserini inşâ eder.

İşte, zaman ve mekânın yaratıcısı olan ALLAH, ezelî ilmiyle, bizim gerek irademizle işleyeceğimiz bütün fiilleri ve gerekse irademiz dışında başımızdan geçecek bütün hâdiseleri bilmektedir. İşte kader, bu bilme keyfiyeti üzerine, Cenâb-ı Hakk’ın küllî iradesiyle bizim hayat programımızı takdiri ve Levh-i Mahfûz’da tesbitidir. Bu takdir ve tesbit ilme dayanmaktadır, ilim ise malûma tâbidir. Buna göre bir kul kendi cüz’î iradesiyle, ibâdet etmeyi ibâdet etmemeye tercih ediyorsa, elbette ki Cenâb-ı Hak onu âbid olarak bilecek ve öyle takdir edecektir... Yoksa ALLAHü Teâlâ o kulun ibâdet etmesini takdir ettiği için, o ibâdet ediyor değildir. Şerle ilgili fiiller de aynı şekilde değerlendirilecektir.

Mevzuya ışık tutacak birkaç misâl daha verelim.

Bir komutanın yüksek bir yerden sahradaki askerlerinin hareketlerini fotoğraflarla tespit ettiğini ve bütün konuşmalarını hassas cihazlarla kaydettiğini farzediniz. Bu komutan, daha sonra huzuruna getirttiği askerlere fotoğrafları gösterip konuşmaları bantlardan dinlettiğinde, hareketleri ve sözleri cezayı gerektiren bir asker, “Siz benim hareketlerimi ve konuşmalarımı niçin kötü olarak tespit ettiniz?” diyebilir mi? Dese cezayı hak etmez mi? Çünkü, tespit etme fiili, hâdiseye tâbidir. Yoksa hâdise, tespite bağlı değildir.

Şimdi şöyle bir soru soralım: Hâdiseye tesir etmeme bakımından, yukarıdaki misâlde belirtilen ânında tespit ile, hâdiseyi olmadan önce tespit etme arasında ne fark vardır? Misâldeki komutan, askerlerin yapacakları işleri ve söyleyecekleri sözleri önceden, meselâ bir rüya-i sâdıka ile bilseydi bu bilme keyfiyeti askerler üzerinde herhangi bir tesir mi yapacaktı?

Kader de insanın ömrü boyunca işleyeceği bütün fiillerin ezelde tesbiti değil midir?

Yukarıdaki misâlde ifade etmek istediğimiz hakikati, televizyon, gayet güzel izah etmektedir. Bilindiği gibi televizyonda hâdiseler bazen ânında verilmekte, bazen de geçmişte tespit edilen hâdiseler bugün gösterilmektedir. Her bir fen ve her bir keşif, Cenâb-ı Hakk’ın kâinatta dercedip koyduğu bir hakikati ilân ettiği gibi, televizyonda suretlerin ve seslerin muhafaza edildiği hakikatini izah etmiştir. Hâfız-ı Hakîm insanlara gelecekteki hâdiseleri tespit edebilecekleri bir âlet yapmayı nasip etse, o takdirde Levh-i Mahfûz’un küçük bir misâli ortaya konmuş olacaktır. Şimdi, hem mâziyi, hem hâli, hem de istikbali bize gösteren bu cihaz, dedemizin bir suçunu gösterse veya istikbâlde bir cinayeti sergilese, “Bu cihaz böyle tespit etmese, dedem o kabahati işlemezdi, torunum da câni olamazdı” diyebilecek miyiz?

İşte, Âdem Aleyhisselâm’dan kıyâmet kopuncaya kadar, gelmiş ve gelecek bütün insanların bütün amelleri Levh-i Mahfûz’da kaydedilmiştir. Kader-i İlâhî’nin bir defteri olan Levh-i Mahfûz’daki bu kayıt, insanların işledikleri ve işleyecekleri fiillere tâbidir; yâni nasıl işleyeceklerse öyle kaydedilmiştir. Yoksa Levh-i Mahfûz’da yazıldığı için insanlar mecburen o tarzda hareket etmiş değildir. Kaldı ki, böyle bir iddiada bulunan kimseye şu soru sorulacaktır: “Sen istikbâlde yapacağın işlerin Levh-i Mahfûz’da nasıl yazıldığını, yâni mukadderatını biliyor musun?” O halde, bir insan bilmediği şeye göre nasıl hareket etmektedir?

Evet, her meselede, ilim malûma tâbidir hakikati güneş gibi parlıyor ve insan kendi isteğiyle hangi işi tercih ederse, Cenâb-ı Hakk’ın küllî iradesiyle o işi takdir ettiği ve yarattığı açıkça anlaşılıyor.

Mehmed Kırkıncı


Logged

Linklerin - Mail adreslerinin - Ftp adreslerinin görülmesine izin verilmiyor
Linkleri- Mail adreslerini - Ftp adreslerini görebilmek için Üye Olun veya Giriş Yapın
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
Google - Yahoo
Admin Çırağı
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 13.959


View Profile
Re: Madem kaderimde var neden suçluyum?
« Posted on: Kasım 20, 2008, 08:18:11 ÖS »

 


      uyari
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Madem kaderimde var neden suçluyum? oyunları, Madem kaderimde var neden suçluyum? programı, Madem kaderimde var neden suçluyum? oyunu indir, Madem kaderimde var neden suçluyum? program yükle, Madem kaderimde var neden suçluyum? download, Madem kaderimde var neden suçluyum? hikayeleri, Madem kaderimde var neden suçluyum? resimleri, Madem kaderimde var neden suçluyum? haber, Madem kaderimde var neden suçluyum? yükle, Madem kaderimde var neden suçluyum? videosu, Madem kaderimde var neden suçluyum? msn eklentisi

ismetiyye, islamiforum, Allah, peygamberefendimiz, mehdiresul, cennet, cehennem, sıratköprüsü, dini, müzik, herşey, ilahiveezgi, sevgivehoşgörü, hz.muhammed, peygamberlerinhayatları, sünnetiseniye, mehdi a.s., duatalepleri, tebrikmesajları, Islam, Kuran, sunnet, nefs, ruh, teslim, evliya, islamivideo, zativesubutisıfatlar, osmanlı, yaşayıştarzı, osmanlıdasistem, kuran-ıkerimmeali, kuranıkerim, islam, Allah, Muhammed, ihya, ahya, gazali, gazzali, imam, ihyaiulumiddin, Mekke, Mekka, Medine, cami, kuran, hizmet, quran, kerim, medrese, müderris, dua, dersiam, ibadet, siyer, nebi, ilmihal, muhtasar, namaz, abdest, taharet, kuran, kuran ı kerim, kuran meali, kuran öğreniyorum , kuran mucizeleri , kuran kerim , kuran mp3 , kuran dinle , kuran tefsiri , kuran okuma , kuran da , kuran ziyafeti , kuran ve kuran , kuran , kursu , arapça kuran , kuran ayetleri , türkçe kuran , kuran öğrenme , kuran sureleri , kuran öğrenmek, İlahi, ilahiler, ilahi yükle, bedava ilahi, türkçe ilahi, yusuf islam, ezgi ezgiler, şiir mp3, Abdulbaki Kömür - Abdulkadir Şehitoğlu - Abdullah Akbulak - Abdullah Takdim - Abdurrahman Önül - Adem Karaca - Adem Feyzi - Ali Oktay - Alper - Ayhan Özel - Aykut Kuşkaya - Bayram Büyükoruç - Celaleddin Ada - Cengiz Çelikel - Dursun Ali Erzincanlı - Emrullah Coşkun - Erkan Mutlu - Ersen Dadaşlar - Ertuğrul Erkişi - Eşref Ziya - Fatih Koca - Grup Genç - Grup Gülistan - Grup İpekyolu - Grup Kardelen - Grup Kıvılcım - GrupTAN - Hafız Murat - Hakan Aykut - Hasan Dursun - Hasan Kılıçatan - Hasan Sağındık - Hüseyin Çelik - Hüseyin Goncagül - - İlk Cemre - İsmail Erbay - Marmaradan Ezgiler - Mehmet Emin Ay - Mehmet Emin Ay & Mustafa Demirci - Mehmet Gökçe - Mehmet Kemiksiz - Mesut Çakmak - Mesut Kurtis - Mesut Şimşek - Mikail - Minik Dualar Grubu - Mustafa Cihat - Mustafa Demirci - Mustafa Dursun - Mustafa Gümüş - Mustafa Özcan Güneşdoğdu - Muzaffer Gürler - Muzaffer Yalçın - Münib Engin Noyan - Native Deen - Necip Fazıl Kısakürek - Orhan Çakmak - Ömer Karaoğlu - Özhan Eren - Ramazan Sarı - Reşit Muhtar ilahi - Sami Savni Özer ezgi - Sami Yusuf - Sedat Uçan - Sedat Uçan & Abdurrahman Önül - Selçuk Küpçük - Senai Demirci - Seyfullah Kartal - Sinan Çetin - Süleyman Şahintürk - Taha - Taner Yüncüoğlu - Umut Mürare - Yasin Konevi - Yeni Çağ - Yolcular - Yusuf Can - Yusuf İslam - Yusuf Meral ilahileri, resimleri, türkü, islami bilgiler, namaz, oruç, din, müslümanlık, nedir nedir? hakkında, islam hakkında, dinimiz, çocuk, kadın, evlilik, islamda evlilik, islami yaşam, müslümanlar, hac, zekat, sadaka, mübah, farz, farzlar, islam, ilahi indir, vacip, kurban, ramazan, ilahim , sanatçılar, hakkında, kimddir, biyografi, hayatı, eserleri , resimleri, mp3leri, ilahileri, bedava indir yükle, beleş indir, ilahli download, dini site, dini forum, din hakkında, islamiyet, kuran, hadis, fıkıh, peygamber, muhammed a.s, hazreti muhammedin hayatı, emsile dersleri videoları, bina dersi videoları, Maksud dersi videoları, izhar dersi videoları, avamil dersi videoları, kafiye dersi videoları, molla cami dersi videoları, download, Muğni tullab dersi videoları izle indir..
Logged
Sayfa: [1]   
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Site Map | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | Rss
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
| Sitemap
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Sitemap
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140