Tasavvuf, İslam, Dini Resimler, Şiir, Kıssadan Hisseler, Hikayeler | ismetiyye.com
Kasım 20, 2008, 06:03:51 ÖS
22 Zil-kade 1429 *
....................................Selamün aleyküm, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Üyeler Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   
  Yazdır  
Gönderen Konu: Mektubattan Yanlış Anlaşılan Bir Konu...  (Okunma Sayısı 294 defa)
 
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Ezel_i Nur

Umudunu yitirme gönül, Hakk'ın sürprizi farklıdır. Bu sürprizler ancak, Sabredenin Hakkıdır!..
Moderatör
*



ALLAH vermek istemeseydi, istemeyi vermezdi!..
Offline Offline
Yaş: 23
Üye No: 268
Nerden: İsmi dünya olan ganimet tarlasından...
Mesaj Sayısı: 861
Nasıl Biri: Kalbin her atışı; Ölümün ayak sesidir...
Durumum:
« : Mayıs 20, 2008, 10:04:05 ÖS »



İmam Rabbani ALLAH c.c. zahir ismiyle nasil alay ediyor:

Kamil ve herkesi kemale kavuşturan, vilayet derecelerine ulaşmış, nihayeti başlangıca yerleştirmiş olan yolda gidenlerin önderi, ALLAH-u Teala’nın beğendiği dinin kuvvetlendiricisi.. Şeyhimiz ve imamımız Şeyh Muhammed Baki Nakşibendi ve ahrari (K.S.) hazretlerine kölelerinin en aşağısı olan Ahmet’den en yüksek makama dilekçedir. Kıymetli emirlerinize uyarak bu mektubu yüzümün karasıyla yazıyorum. Dağınık , bozuk olan hallerimi titreyerek arzediyorum. Bu yolda ilerlerken, ALLAHü Teala’nın ism-i zahirleri o kadar çok tecelli etti ki, her şeyde ayrı ayrı göründü. Hatta nisa şeklinde, onların organları halinde ayrı ayrı zahir oldu. Bu taifeye o kadar bağlandım ki, nasıl bildireyim, kendimi tutamıyorum. Onların şeklindeki zuhur başka hiçbir şeyde yoktu. Alem-i emrdeki latifelerin halleri ve acaip güzellikler bu şekilde göründüğü kadar başka hiçbir şeyde görülmüyordu. Onların yanında eriyordum. Yanıp kül oluyordum. Bunun gibi her yiyecekte, her içecekte ve her cisimde ayrı ayrı tecelliler oldu.

[Mektubat, Ahmed Faruki Serhendi, Ter.H.Hilmi Işık]

(Not: Nisa ; Kadınlar demektir)
Logged

...SUSMAK; HUYLARIN EFENDİSİDİR!...


SUSKUNLUĞUM ASALETİMDENDİR!

HER LAFA VERECEK BİR CEVABIM VARDIR, LAKİN;

BİR LAFA BAKARIM LAFMI DİYE

BİRDE SÖYLEYENE BAKARIM ADAMMI DİYE!!!
Google - Yahoo
Admin Çırağı
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 13.959


View Profile
Re: Mektubattan Yanlış Anlaşılan Bir Konu...
« Posted on: Kasım 20, 2008, 06:03:51 ÖS »

 


      uyari
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Mektubattan Yanlış Anlaşılan Bir Konu... oyunları, Mektubattan Yanlış Anlaşılan Bir Konu... programı, Mektubattan Yanlış Anlaşılan Bir Konu... oyunu indir, Mektubattan Yanlış Anlaşılan Bir Konu... program yükle, Mektubattan Yanlış Anlaşılan Bir Konu... download, Mektubattan Yanlış Anlaşılan Bir Konu... hikayeleri, Mektubattan Yanlış Anlaşılan Bir Konu... resimleri, Mektubattan Yanlış Anlaşılan Bir Konu... haber, Mektubattan Yanlış Anlaşılan Bir Konu... yükle, Mektubattan Yanlış Anlaşılan Bir Konu... videosu, Mektubattan Yanlış Anlaşılan Bir Konu... msn eklentisi

ismetiyye, islamiforum, Allah, peygamberefendimiz, mehdiresul, cennet, cehennem, sıratköprüsü, dini, müzik, herşey, ilahiveezgi, sevgivehoşgörü, hz.muhammed, peygamberlerinhayatları, sünnetiseniye, mehdi a.s., duatalepleri, tebrikmesajları, Islam, Kuran, sunnet, nefs, ruh, teslim, evliya, islamivideo, zativesubutisıfatlar, osmanlı, yaşayıştarzı, osmanlıdasistem, kuran-ıkerimmeali, kuranıkerim, islam, Allah, Muhammed, ihya, ahya, gazali, gazzali, imam, ihyaiulumiddin, Mekke, Mekka, Medine, cami, kuran, hizmet, quran, kerim, medrese, müderris, dua, dersiam, ibadet, siyer, nebi, ilmihal, muhtasar, namaz, abdest, taharet, kuran, kuran ı kerim, kuran meali, kuran öğreniyorum , kuran mucizeleri , kuran kerim , kuran mp3 , kuran dinle , kuran tefsiri , kuran okuma , kuran da , kuran ziyafeti , kuran ve kuran , kuran , kursu , arapça kuran , kuran ayetleri , türkçe kuran , kuran öğrenme , kuran sureleri , kuran öğrenmek, İlahi, ilahiler, ilahi yükle, bedava ilahi, türkçe ilahi, yusuf islam, ezgi ezgiler, şiir mp3, Abdulbaki Kömür - Abdulkadir Şehitoğlu - Abdullah Akbulak - Abdullah Takdim - Abdurrahman Önül - Adem Karaca - Adem Feyzi - Ali Oktay - Alper - Ayhan Özel - Aykut Kuşkaya - Bayram Büyükoruç - Celaleddin Ada - Cengiz Çelikel - Dursun Ali Erzincanlı - Emrullah Coşkun - Erkan Mutlu - Ersen Dadaşlar - Ertuğrul Erkişi - Eşref Ziya - Fatih Koca - Grup Genç - Grup Gülistan - Grup İpekyolu - Grup Kardelen - Grup Kıvılcım - GrupTAN - Hafız Murat - Hakan Aykut - Hasan Dursun - Hasan Kılıçatan - Hasan Sağındık - Hüseyin Çelik - Hüseyin Goncagül - - İlk Cemre - İsmail Erbay - Marmaradan Ezgiler - Mehmet Emin Ay - Mehmet Emin Ay & Mustafa Demirci - Mehmet Gökçe - Mehmet Kemiksiz - Mesut Çakmak - Mesut Kurtis - Mesut Şimşek - Mikail - Minik Dualar Grubu - Mustafa Cihat - Mustafa Demirci - Mustafa Dursun - Mustafa Gümüş - Mustafa Özcan Güneşdoğdu - Muzaffer Gürler - Muzaffer Yalçın - Münib Engin Noyan - Native Deen - Necip Fazıl Kısakürek - Orhan Çakmak - Ömer Karaoğlu - Özhan Eren - Ramazan Sarı - Reşit Muhtar ilahi - Sami Savni Özer ezgi - Sami Yusuf - Sedat Uçan - Sedat Uçan & Abdurrahman Önül - Selçuk Küpçük - Senai Demirci - Seyfullah Kartal - Sinan Çetin - Süleyman Şahintürk - Taha - Taner Yüncüoğlu - Umut Mürare - Yasin Konevi - Yeni Çağ - Yolcular - Yusuf Can - Yusuf İslam - Yusuf Meral ilahileri, resimleri, türkü, islami bilgiler, namaz, oruç, din, müslümanlık, nedir nedir? hakkında, islam hakkında, dinimiz, çocuk, kadın, evlilik, islamda evlilik, islami yaşam, müslümanlar, hac, zekat, sadaka, mübah, farz, farzlar, islam, ilahi indir, vacip, kurban, ramazan, ilahim , sanatçılar, hakkında, kimddir, biyografi, hayatı, eserleri , resimleri, mp3leri, ilahileri, bedava indir yükle, beleş indir, ilahli download, dini site, dini forum, din hakkında, islamiyet, kuran, hadis, fıkıh, peygamber, muhammed a.s, hazreti muhammedin hayatı, emsile dersleri videoları, bina dersi videoları, Maksud dersi videoları, izhar dersi videoları, avamil dersi videoları, kafiye dersi videoları, molla cami dersi videoları, download, Muğni tullab dersi videoları izle indir..
Logged
Ezel_i Nur

Umudunu yitirme gönül, Hakk'ın sürprizi farklıdır. Bu sürprizler ancak, Sabredenin Hakkıdır!..
Moderatör
*



ALLAH vermek istemeseydi, istemeyi vermezdi!..
Offline Offline
Yaş: 23
Üye No: 268
Nerden: İsmi dünya olan ganimet tarlasından...
Mesaj Sayısı: 861
Nasıl Biri: Kalbin her atışı; Ölümün ayak sesidir...
Durumum:
« Yanıtla #1 : Mayıs 21, 2008, 10:56:56 ÖÖ »

S.A kardeşler.

Ben bu konuyu başka bir sitede okudum.Burada İmamı Rabbani hz.lerinin sözünün yanlış anlaşılması ve iftira söz konusu...

Bu mektubu yapan yada duyan kardeşlerimizden istirhamım, düşüncelerini yazmalarıdır.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz???
Logged

...SUSMAK; HUYLARIN EFENDİSİDİR!...


SUSKUNLUĞUM ASALETİMDENDİR!

HER LAFA VERECEK BİR CEVABIM VARDIR, LAKİN;

BİR LAFA BAKARIM LAFMI DİYE

BİRDE SÖYLEYENE BAKARIM ADAMMI DİYE!!!
Arif-i agah
Muhacir
*



Offline Offline
Üye No: 19
Nerden:
Mesaj Sayısı: 2.919
Durumum:
« Yanıtla #2 : Mayıs 21, 2008, 11:38:03 ÖÖ »

A.S. kardesim,bu mektup Imam-i rabbani hz. 1. mektubunda gecen sadece bir kisim,devamida var.devamini okuyunca daha iyi anlasiliyor.

Mektubun bu kismini alip kullananlar tasavvufa karsi olan kisiler.insanlarin kafasini karistirmaya calisiyorlar..iftira atiyorlar..Büyüklerimizin manevi hallerindeki sirlara bizim aklimiz yetmez..

mektubun devami...

1

MEVZUU :

a) Yüce ALLAH'ın Zahir ismi ile münasebeti olan hallerin beyanı..

b) Tevhid babında has kısmın zuhuru beyanı..

c) Arşın üstündeki derecelere yükselmenin beyanı..

d) Cennet derecelerinin aşikâr olması..

e) Özellikle bazı velilere ait mertebelerin meydana çıkması..

f) Molla Kasım Ali'nin hali ve diğer müridler..

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bu mektubu, şeyhi Muhammed Bakibillah'a yazmıştır, İmam-ı RABBANİ Hz. nin şeyhi olan bu zatın künyesi şöyledir: Kâmil şeyh, velayet derecelerine vâsıl, nihayeti bidayetine dere eden bu tarikatta yol gösteren Yüce Hakkın hoşnut olduğu bu İslâm Dini uğruna güç sarfeden şeyhimiz İmamımız Muhammed Baki Billah Nakşibendî Ahrarî..

Yüce ALLAH, onun pek mukaddes sırrının kudsiyetini artırsın. Temennilerinin de üstündeki nimetlere erdirsin..

***

Bu bir arzuhaldir.. Yani; Mektup.. Kulların en küçüğü Ahmed'den, hal anlatılan makamın yüce katına.. Mübarek emir icabı, kendisinden alınan cesaretle çeşitli halleri anlatılmaktadır.

Şöyleki: Bu tarikat edeplerine dair işlere devamım sırasında, Yüce ALLAH'ın ZÂHİR ismine bir zuhur yeri olma şerefine erdim; hem de tam manası ile, her şeyden ayrı bir manada.. O kadar ki: Bütün eşyada, tek tek bu tecelliyi gördüm, özellikle kadınların kisvesinde.. Hatta ayrı ayrı her yanlarında.. Bu kadınlar zümresine o kadar ram oldum ki: Anlatamam. Bu ram olma işinde çaresiz bir duruma düştüm.

Bu, öyle bir zuhurdur ki, yalnız bu mahalde olmuştur; bir başka mahalde zuhura geldiği olmamıştır. Ne letaif hususiyetleri (insan duygularının özellikleri) arasında, ne acaip muhassenatı (şaşırtıcı işlerin güzellikleri) meyanında gördüm. Zuhur yerlerinin hiç birinde, asla böyle zuhur olmamıştır.

Hâsılı: Su gibi eridim; bu kadınların elinde eriyip aktım. Anlattığım manada bir tecelli her yemekte ve içmekte, her giyim işinde başka başka oluyordu. Lezzetli mükellef bir yemek sofrasında (veya yenen şeyin kendisinde) bulduğum lezzeti, başkasında bulamadım. Bu değişiklikler, tatlı su ile tuzlu beyninde oluyordu: belki de her şeyde.. Her şeyin tadı, başkalarından ayrı olarak, kendi değişik derecelerine göre kemal hususiyetleri arasındaydı. O kadar ki: Bu tecellilerin özelliklerini yazı ile anlatmak mümkün değildir.

Ancak, huzurunuzda bulunmuş olsaydım, bunları belki dille anlatabilirdim. Halbuki ben, bu tecelliler esnasında (Resulüllah S.A. efendimizin son nefesinde dilediği) refik-ı âlâya müştaktım; ondan başka ele iltifat etmedim. O hale mağluptum; başka yana iltifat gücünü kendimde bulamıyordum.

Bu arada şu durum bana malum oldu; Bu tecelli, tenzihe (sırf varlığa) bağlı nisbete münafi değildir. Çünkü, batın bu nisbetle alâkalıdır. Onun, zahire aslâ iltifatı yoktur. Bu tecelli ile teşerrüf eden zahirdir. Ki o: bu nisbetten yana boştur; muattaldır. Hak adına yemin olsun; batını söyle buldum: Göz, başka yana kayma iptilâsına uğramamıştır. O, bütün bilinenlerden ve zuhurlardan uzak durmuştur. Ancak zahir, kesrete ve ikiliğe dönük olduğu için; bu tecelli saadetine ermiştir.

Belli bir zamandan sonra, bu tecelli, gizli saklı yolu tuttu. Hayret ve cehalet nisbeti, olduğu gibi kaldı. O tecelliler, böylece; sanki, daha önce hiç gelmemiş gibi oldular.

***

Üstte anlatılan halin akabinde, has manada bir fena hali arız oldu. Bu dahi, ilmî manada bir taayyün idi. Ama, taayyün avdetinden sonra zuhur edip anlatılan fena halinde tükenen ilmî taayyün.. O zaman dahi, benlik (ENE) zannından yana hiç bir eser kalmadı..

İşbu anlatılan zamanda, İslâmî yollar belli olmaya, görünmeye başladı; zuhurda gizli şirkin yokluk alâmetleri belirdi. Bu alâmetler, amellerde kusuru ve ertelemeyi görmektir. Keza, niyetlere, bozuk hatıralara ve tehlikelere parmak basmaktır.

Yine bu cümleden olmak üzere, kulluk ve izmihlal (benlik davasının silinmesi) emareleri zuhura geldi..

ALLAH-ü Taâlâ, teveccühünüzün bereketi ile bizleri kulluk makamının hakikatine ulaştırdı. Yine bu teveccühünüzün bereketi ile arştan öteye yükselmeler çokça olmaktadır.

***

Sonra..

Birinci mertebede bir yükselme oldu. Arştan öte makamlara ulaştım. Hali ile bu yükselme, mesafelerin dürülmesi sonucu meydana geldi. Huld cenneti ve altındakiler müşahede edilir oldu. Tam bu anda hatıra geldi:

— Bazı Hak erenlerin makamını göreyim..

Dedim.. O yana teveccüh edince, onların makamlarına göz ilişti. Görmek arzu ettiğim şahısları o yerde gördüm. Hem de: Mekân, mekânet, (yer, yerleşme) zevk ve şevk cihetinden değişik derecelerine göre.

** *

Sonra..

İkinci derecede bir yükselme oldu. Böylece: Büyük meşayıhın keremli ehl-i beytin, insanların mürşidi Hulefa-i Raşidin'in makamlarından başka Resulüllah S.A. efendimizin has makamı; sair nebilerin, şanlı resullerin değişik makamları, mele-i âlâ arşın fevkinde görüldü..

Bu arada, bir başka yükselme oldu. Ama arşın üstünde bir yükselme idi. Yer merkezinden arşa varan mesafe mikdarı veya az kısa. Hazret-i Hace Bahaeddin Nakşibend'in makamında nihayet buldu. ALLAH sırrını takdis eylesin.

Bu son gördüğüm makamın ötesinde veya az ilerisinde sayılı bazı meşayih vardı. Meselâ: Şeyh Maruf-u Kerhî, Şeyh Ebu Said Harraz.. Kalan meşayihten bazılarının makamı onun altında; bazılarının makamı da onunla birdi.

Makamları altta olanlardan, şunlar vardı: Şeyh Alâüddevle Simnanî ve Şeyh Necmedin-i Kübra..

Üst makamda olanlar ise şunlardı: Ehl-i Beyt imamları..

Daha yukarıda Hulefa-i Raşidin'in makamları vardı. ALLAH onlardan razı olsun..

Sair peygamberlerin makamları, Resulüllah S.A. efendimize has makamın bir yanında; ulvî meleklere ait makam ise., diğer yanında idi..

Resulüllah S.A. efendimize has makamın, bütün makamlara nisbetle bir üstünlüğü ve asaleti vardı. ALLAH-ü Taâlâ ona salât ve selâm eylesin.

işlerin hakikatlerini en iyi bilen Yüce ALLAH tüm noksan sıfatlardan münezzehtir.

***

ALLAH'ın inayeti ile, her istediğimde manevî yükselme olmaktadır. Bazı vakitlerdeyse.. istemeden d.e oluyor.. Bu yükselme hallerinde, anlatılan işlerden başka şeyler de müşahede edilir. Bazı yükselmelerdeyse.. değişik izlenimler meydana gelir; onlardan pek çoğu da unutuluyor..

Her ne zaman bazı halleri yazmayı murad etsem; anlatılacağı anda hatıra gelmiyor; böyle bir şey müyesser olmuyor.. Onlar arasında öyle şeyler var ki, görünüşte küçük gibi; ama onun için istiğfar edilmesi gerekli.. Yazmak şöyle dursun.. Onlardan bazıları, bu imlâ esnasında hatırdaydı; ama yazacağım zaman, aklımda kalmadı.. Esasen, bu yazılanlardan fazlasını yazmak da edep dışıdır.

***

Molla Kasım Ali'nin hali pek güzel.. Kendisine istihlâk ve istiğrak (manevî hal) ağır bastı. Tüm cezbe makamlarım geçti; onların üstü makama kadem bastı.

Önceleri, sıfatları asla bağlı görüyordu. Şimdi ise., o sıfatları kendi varlıkları ile, kendisinden uzak görmektedir. Kendi nefsini de "tam manası ile boş görmektedir. O kadar ki: Sıfatların kaim durduğu nuru dahi, kendisine aralıklı görmektedir. Kendisini de, o nurun bir yanında buluyor. Diğer (müridlerin) halleri de, gün gün terakkide devamlıdır. Aziz ALLAH'ın izni ile, bunları tafsilâtı ile diğer mektuplarda anlatırım.

‹ MEKTÛBÂT-I RABBÂNÎ/mollacami

Logged
Hacegan

Suffa Mektebinin Mirasçısı
Teknik Görevli
*******



Aşk Olacak Aşk, Aşk'sız Olmaz..
Offline Offline
Yaş: 23
Üye No: 14
Nerden: 72/A
Mesaj Sayısı: 7.215
Nasıl Biri: "Ayna"
WWW
Durumum:
« Yanıtla #3 : Mayıs 21, 2008, 12:05:33 ÖS »

1. Mektub;

Tarikatta seyr u sülûk ettiğim sırada ALLAH’ın ez-Zahir ismine ait açık bir tecelliyle müşerref oldum. O kadar ki, artık bu isim tek tek her şeyde bana tecelli etmeye başladı. Özellikle kadın suretinde, hatta kadınların tek tek bütün uzuvlarında. * Nihayet ifade edemeyeceğim nitelikte onlara boyun eğer vaziyete geldim.Bu konuda çaresizdim…

Sülûkümün bu merhalesinde karşılaştığım söz konusu tecelli başka hiçbir yerde olmadı. Bu merhalede bana yaşatılan o hayret verici duyguları başka hiçbir tecelli noktasında yaşamadım. Adeta damla damla eriyip kadınların ellerinde su gibi aktım. Bunun gibi bütün yiyecek, içecek ve giyeceklerde de tek tek aynı tecelli ile karşılaştım.


* İmam-ı Rabbani’nin burada anlattığı şey, ALLAH’ın “ez-Zahir” isminin tecellisidir. ALLAH’ın bir takım eşya üzerinden bazı isim ve sıfatlarını izhar etmesi mümkündür. Nitekim Musa Aleyhisselam’a ağaçtan tecelli etmiş ve kendisiyle görüşmüştür. Bu ifadelerden ALLAH’ın eşyanın içine girdiği ( hulûl ) yönünde bir fikre kapılmamak gerekir. Zira eşyada zuhur eden ALLAH’ın kendisi değil bilakis onun ismi veya sıfatıdır. Yani ALLAH ( c.c. ) söz konusu ismini belli bir eşya üzerinden kuluna yoğun biçimde hissettirmektedir. Burada tecelliye konu olan eşya ALLAH’ın söz konusu isminin mazmununu salike daha açık ve net biçimde yansıtmaktadır.

İmam-ı Rabbani’ye bu tecellinin ayrıca kadınlar üzerinden gerçekleşmesinin kesin sebebini bilmemiz mümkün olmamakla beraber, kadınların cemal, letafet ve şevkat yönünden erkeklere nispetle daha baskın olduğunu bu sebeple onların ilahi güzelliği ve rahmeti daha iyi yansıtabileceği de düşünülebilir :

Bununla birlikte İmam-ı Rabbani’nin mektupta hallerini şeyhine arz ettiği ve şeyhinden bunları doğru biçimde yorumlayıp kendisini aydınlatmasını istediği de göz önünde bulundurulmalıdır. Nitekim İmam-ı Rabbani’nin bu gibi hallerini şeyhine arz edip kendisini irşat etmesi istediği yönünde başka mektuplarda da bilgiler yer almaktadır. Bknz: 11. mektup.

Syf: 50


Şeyh Abdulğani en- Nablusi’den

“Sakın ehlullahtan birini kötülemeyesin! Bildiğin bir ayet veya hadise istinaden onlara muhalif olmayasın. Unutma ki, onlar ayet ve hadislerin manalarını senden ve senin gibilerden daha iyi bilir ve daha iyi anlar. Zira onlar, ALLAH’ı tanımaları, Rasûlullah’ın sünnetine fazlasıyla aşine olmaları ve yakin ve ihlas vasıflarını haiz olmalarının kendilerine kazandırdığı bir nur sayesinde akılları aydınlığa kavuşmuş kimselerdir.

Sen ey miskin fakih! Karnının ve uçkurunun arzularıyla uğraştığın sırada şer’i amellerin keyfiyetine dair bir parça bilgi sahibi oldun diye şımarıyor, bu sayede kendini büyük alimlerden görüyor ve basiret sahibi selefe eşit olduğunu zannediyorsun. Eğer nasihat istiyorsan aklının erdiği şeylerle uğraş, senden daha üstün olan iyi niyetli kimselerin işlerine karışma! Serçe kimdir ki kartalların avından yiyebilsin. Serçenin küçük taneciklere alışmış kursağı büyük lokmalarla beslenen kartalların kursağı gibi olabilir mi! “Herkes su içeceği ırmağı bildi.”(Bakara, 60) Yani suyundan içeceği pınarın suyunun tatlı mı tuzlu mu olduğunu bildi. “Sizin her biriniz için bir şeriat ve yol tayin ettik” (Maide, 48) ”

Syf:27


Alıntı : Yasin Yayınevi'nin Kelime Anlamlı ve Açıklamalı Mektubat Tercümesinden

Zümer Suresi;
İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman bütün gönlünü vererek Rabbine dua eder. Sonra kendisine tarafından bir nimet lütfettiği zaman da önceden O'na dua ettiği hali unutur da yolundan sapıtmak için ALLAH'a ortaklar koşmaya başlar. De ki: "Küfrünle biraz zevket. Çünkü sen, o ateşliklerdensin." ( 8 )

Yoksa o, gece saatlerinde kalkan, secdeye kapanıp, ayakta durarak daima vazifesini yapan, ahireti hesaba katan ve Rabbinin rahmetini uman kimse gibi olur mu? De ki: "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" Ancak temiz akıllı olanlar anlar. ( 9 )

Tarafımdan söyle: "Ey iman eden kullarım, Rabbinize takva ile sığının. Bu dünyada güzellik yapanlara bir güzellik vardır. ALLAH'ın toprağı geniştir. Ancak sabredenler mükafatlarına hesapsız erdirilir." ( 10 )


Logged

Linklerin - Mail adreslerinin - Ftp adreslerinin görülmesine izin verilmiyor
Linkleri- Mail adreslerini - Ftp adreslerini görebilmek için Üye Olun veya Giriş Yapın
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
Ezel_i Nur

Umudunu yitirme gönül, Hakk'ın sürprizi farklıdır. Bu sürprizler ancak, Sabredenin Hakkıdır!..
Moderatör
*



ALLAH vermek istemeseydi, istemeyi vermezdi!..
Offline Offline
Yaş: 23
Üye No: 268
Nerden: İsmi dünya olan ganimet tarlasından...
Mesaj Sayısı: 861
Nasıl Biri: Kalbin her atışı; Ölümün ayak sesidir...
Durumum:
« Yanıtla #4 : Mayıs 22, 2008, 06:55:29 ÖS »

Şüpheleri gidermeye ve hakikatin anlaşılmasına kafi gelecek yazılarınız ve bu konuda göstermiş olduğunuz ilgiden dolayı sizlerden ALLAH razı olsun. 

Elinize ve emeğinize sağlık kardeşlerim...   
Logged

...SUSMAK; HUYLARIN EFENDİSİDİR!...


SUSKUNLUĞUM ASALETİMDENDİR!

HER LAFA VERECEK BİR CEVABIM VARDIR, LAKİN;

BİR LAFA BAKARIM LAFMI DİYE

BİRDE SÖYLEYENE BAKARIM ADAMMI DİYE!!!
Sayfa: [1]   
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Site Map | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | Rss
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
| Sitemap
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Sitemap
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140