Tasavvuf, İslam, Dini Resimler, Şiir, Kıssadan Hisseler, Hikayeler | ismetiyye.com
Kasım 20, 2008, 07:42:11 ÖS
22 Zil-kade 1429 *
....................................Selamün aleyküm, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Üyeler Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1] 2   
  Yazdır  
Gönderen Konu: Osmanlı Padişahları'nın Son Sözleri ve Vasiyetleri  (Okunma Sayısı 372 defa)
 
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Hacegan

Suffa Mektebinin Mirasçısı
Teknik Görevli
*******



Aşk Olacak Aşk, Aşk'sız Olmaz..
Online Online
Yaş: 23
Üye No: 14
Nerden: 72/A
Mesaj Sayısı: 7.215
Nasıl Biri: "Ayna"
WWW
Durumum:
« : Eylül 23, 2007, 04:49:26 ÖS »

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın

“Ölüm gerçeği”, insanoğlunun hayatına “ilâhî” anlam ve yön veren, başlı başına bir “ibret/nasihat kaynağı” ve nihayet kaçınılmaz bir mukadderattır. Âlemde belli bir dönem kudret, azamet ve debdebe ile saltanat süren Osmanlı hükümdarlarının ölümü söz konusu olunca; elbette ki “ölüm hâdisesi” daha derin bir mânâ kazanmakta ve tam bir “ibret manzûmesi” haline gelmektedir:

“Biz senden önce hiçbir insana ebedilik vermedik. Şimdi sen ölürsen onlar ebedî mi kalacaklar?” (Enbiyâ, 21/34) “Nerede olursanız olunuz ölüm sizi bulur; yüksekçe yerlerde, tahkim edilmiş kalelerde olsanız bile, ölüm sizi yine de bulur.” (Nisa, 4/78)

Sözü fazla uzatmadan sizleri, Hz. Peygamber’in (s.a.v.), şu hadis-i şerifleri doğrultusunda, tarihimizin parlak ya da karanlık sayfalarını süsleyen bir kısım Osmanlı hünkârlarının son anları, ibretli son sözleri ve vasiyetleriyle baş başa bırakmak istiyorum:

“Hz. Peygamber, “Mü’minlerin akılca en üstün olanı kimdir?” sorusuna şöyle cevap vermişti: “Ölümü en çok anan ve ölümden sonrası için hazırlıkta en güzel olandır. İşte akıllı onlardır.” (İbn Mâce, Zühd, 31; Dârimî, Mukaddime, 56) “Lezzetleri yok eden ölümü çok anın.” (Tirmizi, Zühd 4)

Osman Gazi’nin Orhan Gazi’ye Vasiyeti

Ömrünü, kurucusu olduğu Devlet-i Âl-i İslâm’ın temellerini sağlamlaştırmak ve onu parlak bir geleceğe kavuşturmak uğrunda adayan Osman Gazi, 1326’da Söğüt’te vefat etmeden önce oğlu Orhan Gazi’ye yaptığı şu vasiyet, tam bir siyasetnâme niteliğindedir:

“ALLAH-u Teâlâ’nın emirlerine muhalif bir iş işlemeyesin! Bilmediğini şeriat ulemâsından sorup anlayasın; iyice bilmeyince bir işe başlamayasın! Sana itaat edenleri hoş tutasın! Askerine inâmı (nimeti), ihsanı (ikramı) eksik etmeyesin ki, insan ihsânın kulcağızıdır. Zâlim olma! Âlemi adâletle şenlendir ve cihadı terk etmeyerek beni şâd et!..

“Nerede bir ilim ehli duyarsan ona rağbet, ikbâl (ilgi) ve yumuşaklık göster. Askerine ve malına gurur getirip müminlerden uzaklaşma. Bizim mesleğimiz ALLAH yolu ve maksadımız ALLAH’ın dinini yaymaktır. Yoksa kuru kavga ve cihangirlik dâvâsı değildir. Sana da bunlar yaraşır. Daima herkese ihsanda bulun. Memleket işlerini noksansız gör! Hepinizi ALLAHu Teâlâ’ya emânet ediyorum!” Sözlerini tamamladıktan sonra tekrar yanına çağırmış ve vasiyetine hususî olarak şunu da eklemişti: “İslâmbol’u (İstanbul’u) aç gülzâr (gül bahçesi) et!”


Logged

Linklerin - Mail adreslerinin - Ftp adreslerinin görülmesine izin verilmiyor
Linkleri- Mail adreslerini - Ftp adreslerini görebilmek için Üye Olun veya Giriş Yapın
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
Google - Yahoo
Admin Çırağı
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 13.959


View Profile
Re: Osmanlı Padişahları'nın Son Sözleri ve Vasiyetleri
« Posted on: Kasım 20, 2008, 07:42:11 ÖS »

 


      uyari
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olarak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Osmanlı Padişahları'nın Son Sözleri ve Vasiyetleri oyunları, Osmanlı Padişahları'nın Son Sözleri ve Vasiyetleri programı, Osmanlı Padişahları'nın Son Sözleri ve Vasiyetleri oyunu indir, Osmanlı Padişahları'nın Son Sözleri ve Vasiyetleri program yükle, Osmanlı Padişahları'nın Son Sözleri ve Vasiyetleri download, Osmanlı Padişahları'nın Son Sözleri ve Vasiyetleri hikayeleri, Osmanlı Padişahları'nın Son Sözleri ve Vasiyetleri resimleri, Osmanlı Padişahları'nın Son Sözleri ve Vasiyetleri haber, Osmanlı Padişahları'nın Son Sözleri ve Vasiyetleri yükle, Osmanlı Padişahları'nın Son Sözleri ve Vasiyetleri videosu, Osmanlı Padişahları'nın Son Sözleri ve Vasiyetleri msn eklentisi

ismetiyye, islamiforum, Allah, peygamberefendimiz, mehdiresul, cennet, cehennem, sıratköprüsü, dini, müzik, herşey, ilahiveezgi, sevgivehoşgörü, hz.muhammed, peygamberlerinhayatları, sünnetiseniye, mehdi a.s., duatalepleri, tebrikmesajları, Islam, Kuran, sunnet, nefs, ruh, teslim, evliya, islamivideo, zativesubutisıfatlar, osmanlı, yaşayıştarzı, osmanlıdasistem, kuran-ıkerimmeali, kuranıkerim, islam, Allah, Muhammed, ihya, ahya, gazali, gazzali, imam, ihyaiulumiddin, Mekke, Mekka, Medine, cami, kuran, hizmet, quran, kerim, medrese, müderris, dua, dersiam, ibadet, siyer, nebi, ilmihal, muhtasar, namaz, abdest, taharet, kuran, kuran ı kerim, kuran meali, kuran öğreniyorum , kuran mucizeleri , kuran kerim , kuran mp3 , kuran dinle , kuran tefsiri , kuran okuma , kuran da , kuran ziyafeti , kuran ve kuran , kuran , kursu , arapça kuran , kuran ayetleri , türkçe kuran , kuran öğrenme , kuran sureleri , kuran öğrenmek, İlahi, ilahiler, ilahi yükle, bedava ilahi, türkçe ilahi, yusuf islam, ezgi ezgiler, şiir mp3, Abdulbaki Kömür - Abdulkadir Şehitoğlu - Abdullah Akbulak - Abdullah Takdim - Abdurrahman Önül - Adem Karaca - Adem Feyzi - Ali Oktay - Alper - Ayhan Özel - Aykut Kuşkaya - Bayram Büyükoruç - Celaleddin Ada - Cengiz Çelikel - Dursun Ali Erzincanlı - Emrullah Coşkun - Erkan Mutlu - Ersen Dadaşlar - Ertuğrul Erkişi - Eşref Ziya - Fatih Koca - Grup Genç - Grup Gülistan - Grup İpekyolu - Grup Kardelen - Grup Kıvılcım - GrupTAN - Hafız Murat - Hakan Aykut - Hasan Dursun - Hasan Kılıçatan - Hasan Sağındık - Hüseyin Çelik - Hüseyin Goncagül - - İlk Cemre - İsmail Erbay - Marmaradan Ezgiler - Mehmet Emin Ay - Mehmet Emin Ay & Mustafa Demirci - Mehmet Gökçe - Mehmet Kemiksiz - Mesut Çakmak - Mesut Kurtis - Mesut Şimşek - Mikail - Minik Dualar Grubu - Mustafa Cihat - Mustafa Demirci - Mustafa Dursun - Mustafa Gümüş - Mustafa Özcan Güneşdoğdu - Muzaffer Gürler - Muzaffer Yalçın - Münib Engin Noyan - Native Deen - Necip Fazıl Kısakürek - Orhan Çakmak - Ömer Karaoğlu - Özhan Eren - Ramazan Sarı - Reşit Muhtar ilahi - Sami Savni Özer ezgi - Sami Yusuf - Sedat Uçan - Sedat Uçan & Abdurrahman Önül - Selçuk Küpçük - Senai Demirci - Seyfullah Kartal - Sinan Çetin - Süleyman Şahintürk - Taha - Taner Yüncüoğlu - Umut Mürare - Yasin Konevi - Yeni Çağ - Yolcular - Yusuf Can - Yusuf İslam - Yusuf Meral ilahileri, resimleri, türkü, islami bilgiler, namaz, oruç, din, müslümanlık, nedir nedir? hakkında, islam hakkında, dinimiz, çocuk, kadın, evlilik, islamda evlilik, islami yaşam, müslümanlar, hac, zekat, sadaka, mübah, farz, farzlar, islam, ilahi indir, vacip, kurban, ramazan, ilahim , sanatçılar, hakkında, kimddir, biyografi, hayatı, eserleri , resimleri, mp3leri, ilahileri, bedava indir yükle, beleş indir, ilahli download, dini site, dini forum, din hakkında, islamiyet, kuran, hadis, fıkıh, peygamber, muhammed a.s, hazreti muhammedin hayatı, emsile dersleri videoları, bina dersi videoları, Maksud dersi videoları, izhar dersi videoları, avamil dersi videoları, kafiye dersi videoları, molla cami dersi videoları, download, Muğni tullab dersi videoları izle indir..
Logged
Hacegan

Suffa Mektebinin Mirasçısı
Teknik Görevli
*******



Aşk Olacak Aşk, Aşk'sız Olmaz..
Online Online
Yaş: 23
Üye No: 14
Nerden: 72/A
Mesaj Sayısı: 7.215
Nasıl Biri: "Ayna"
WWW
Durumum:
« Yanıtla #1 : Eylül 23, 2007, 04:50:28 ÖS »

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın

Osman Gazi’nin Oğluna Vasiyet Gibi Nasihati

Osman Gazi, oğluna olan vasiyetinde belirttiği hususlara, başka bir vesileyle yaptığı nasihatte, daha derinlemesine ve geniş bir biçimde şöyle dikkat çekmişti: “Oğul! Din işlerini her şeyden evvel ele alıp, yürütmek gayret ve esâsını dâimâ göz önünde bulundur ve bu sakın gevşekliğe uğratma. Çünkü bir farzın yerine getirilmesini sağlamak, din ve devletin kuvvetlenmesine sebep olur. Din gayretine sahip olmayan, sefahate düşkün olan, tecrübe edilmemiş kimselere devlet işlerini verme! Zirâ, yaradanından korkmayan bir kimse, yarattıklarından da çekinmez. Zulümden ve hangisi olursa olsun bid’atten, yani İslâmiyet’e aykırı şeylerden son derece uzak dur! Seni zulüm ve bid’ate teşvik edip sürükleyenleri, devletinden uzaklaştır ki, bunlar seni yıkılışa sürüklemesinler.

“ALLAH-u Teâlâ’nın rızası için, devlet hizmetinde ömrünü tüketen sâdık devlet adamlarını dâimâ gözet. Böyle kıymetli kimselerin vefatından sonra, aile efrâdını koru, ihtiyacı olanların da ihtiyaçlarını karşıla, tebandan hiç kimsenin malına mülküne dokunma. Hak sahiplerine haklarını ver, lâyık olanlara ihsân ve ikrâmlarda bulun ve ailelerini gözet. Özellikle, devletin ruhu mertebesinde olan ve en büyük dayanağı bulunan asker tâifesini (topluluğunu) güzelce idâre edip rahatlarını temin eyle.

“Devletin bedeninde, kuvvet mertebesinde olan hakikî âlimleri ve fazilet sahiplerini, edip ve yazarları, sanat erbâbını gözetip koru. Onlara hürmet, ikrâm ve ihsânda bulun. Bir ülkede, olgun bir âlimin, bir ârifin, bir velînin bulunduğunu duyarsan, uygun ve lâyık bir usûl ve ifade ile onu memlekete getirt. Onlara her türlü imkânı tanıyarak ülkene yerleştir ki, hükümetin süresince âlim ve ârifler, bilginler, memleketinde çoğalsın. Din ve devlet işleri nizâma oturup ilerlesin.

“Sakın, orduya ve zenginliğe mağrur olma. Hakikî âlim ve âriflere, bilginlere hürmet edip, sarayında onlara yer ver. Benim hâlimden ibret al ki, zayıf, güçsüz bir karınca misâli, hiç lâyık olmadığım hâlde buraya geldim ve ALLAH-u Teâlâ’nın nice ihsânlarına ve inâyetlerine kavuştum. Sen de benim uyduğum ve uyguladığım nizâmı uygula, Muhammed Aleyhisselâm’ın dinini, bu yüce dinin mensuplarını ve itaat eden diğer tebanı himâye eyle! ALLAH-u Teâlâ’nın hakkını ve kullarının hakkını gözet.

“Dinimizin tâyin ettiği beytülmâldeki (devlet hazinesi) gelirin ile kanaat eyle! Devletin zarurî ihtiyaçları dışında sarfiyatta bulunmaktan son derece sakın! Senden sonra geleceklere de aynı nasihatlerde bulun ve iyice tembihle. Dâimâ adâlet ve insaf üzerine bulun. Zulme meydan verme. Herhangi bir işe başlayacağın zaman, ALLAH-u Teâlâ’nın yardımına sığın! Tebanı, düşmanların ve zâlimlerin saldırılarından koru. Haksız olarak hiç kimseye muamelede bulunma. Dâimâ halkını hoşnut edecek şeyleri arayıp, yapılmasını sağla. Onların gönlünü kazanmayı, bunun devamını ve artmasını büyük nimet bil! Tebanın sana olan güveninin sarsılmamasına son derece dikkat eyle.”

Orhan Gazi’nin Murad Hüdâvendigâr’a Vasiyeti

Babasının vasiyetini tüm titizlik ve duyarlılığıyla yerine getirme çabasında olan Orhan Gazi, aynı doğrultuda oğlu Murad Hüdâvendigâr’ın da gayret göstermesi ve fetih bayrağını elden düşürmemesi dileğiyle bir tür vasiyet mahiyetindeki şu nasihati dile getirmişti: “Osmanlı’ya iki kıta üzerinde hükmetmek yetmez! Zirâ i’lâ-yı kelimetullâh azmi iki kıtaya sığmayacak kadar büyük bir davadır. Selçuklu’nun vârisi (mirasçısı) biz olduğumuz gibi Roma’nın (Avrupa’nın) vârisi de biziz!..”

Murad Hüdâvendigâr’ın Son Duâsı ve Şehâdeti

Murad Hüdâvendigâr, Osmanlı’nın Balkanlardaki varlığını koruması ve devam ettirmesi noktasında çok mühim bir kader mücadelesi olan 1389’daki Kosova Savaşı’nda, harpten bir gün önce gece kalkıp iki rekat hâcet (ihtiyaç) namazı kılar ve ellerini duaya kaldırarak yaşlı gözlerle Yüce ALLAH’a, zafer ihsanı ve şehitlik niyazında bulunduğu şu son duayı seslendirir:

“İlâhî, bunca kere duamı kabul edip beni mahcup etmedin. Bir yağmur ver, şu tozu-toprağı def edip dünyayı aydınlığa boğ; tâ ki kâfir leşlerini gözümüzle görüp yüz yüze cenk edelim. Yâ İlâhi, mülk ve kul senindir, sen kime istersen verirsin. Benim fikrimi ve sırlarımı sen bilirsin; istediğim mülk ve mal değildir. Temiz kalbimle senin rızânı isterim. Yâ Rab, beni bu Müslümanlara kurban eyle! Tek mü’minleri küffar elinde mağlup edip helâk eyleme! Bunları mansûr (gâlip) ve muzaffer eyle! İlâhî, beni yanına alıp, mü’minlere ruhumu fedâ kıl!.. Şimdiye dek beni gâzi kıldın, sonunda da şehâdeti göster!..” Hüdâvendigâr, zafer nasip olduktan sonra savaş meydanını dolaşırken Sırp Kralı Lazar’ın damadı Miloş Obiliç tarafından sinesine saplanan bir hançerle arzu ettiği şehitliğe kavuşur ve dudaklarından son olarak şu söz dökülür: “Attan inmeyesiniz!” (Yani, sürekli seferlere ve cihada devam ediniz.)


Logged

Linklerin - Mail adreslerinin - Ftp adreslerinin görülmesine izin verilmiyor
Linkleri- Mail adreslerini - Ftp adreslerini görebilmek için Üye Olun veya Giriş Yapın
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
Hacegan

Suffa Mektebinin Mirasçısı
Teknik Görevli
*******



Aşk Olacak Aşk, Aşk'sız Olmaz..
Online Online
Yaş: 23
Üye No: 14
Nerden: 72/A
Mesaj Sayısı: 7.215
Nasıl Biri: "Ayna"
WWW
Durumum:
« Yanıtla #2 : Eylül 23, 2007, 04:53:56 ÖS »

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın

Çelebi Mehmed’in Son Sözleri ve Vasiyeti

Sultan Çelebi Mehmed, çocuk denecek yaştan beri üzerine almak mecburiyetinde kaldığı ağır mesuliyetlerden son derece yıpranmıştı. Osmanlı’yı, yıkılma tehlikesi geçirdiği fetret döneminden kazasız belasız çıkarmayı başarmıştı. O kadar ki, vücudunda 40-50 muharebe yarası taşıdığı belirtilmektedir. Son derece ağır ve karmaşık problemler yumağıyla boğuşmuş; fakat hepsinin de hakkıyla üstesinden gelmeyi bilmişti.

Bazı tarihçiler, devletin en kritik anındaki fevkalâde hayatî hizmetlerinden dolayı, ona devletin “ikinci kurucusu” ünvanını layık görmüşlerdi. Sultanın şu sözü, tamamen zorlu tecrübelerin imbiğinden geçirilerek elde edilmiş som bir hakîkatin ifadesidir: “Çocuk yaşımda bunca belâları herhâlde benden başka kimse çekmiş değildir!.”

Ölüm döşeğinde ifade ettiği şu vasiyeti ise ne denli tâkat yetmez sıkıntılar yaşadığının ve verilen ünvânı fazlasıyla hak ettiğinin bir alâmetidir: “Tez ulu oğlum Murad’ı getirin! Ben bu döşekten herhâlde kurtulamayacağım. Murad gelmeden eğer ölürsem; korkarım ki memleket yine birbirine karışır. Onun için Murad gelinceye kadar, aman benim vefâtımı duyurmayasınız!..” Bu vasiyet gereğince vefatı, şehzâde Murad Bursa’dan gelinceye dek, 40-42 gün kadar büyük bir özenle gizlendi ve cesedi tahnid edilerek (ilaçlanarak) sarayda muhafaza edildi.

II. Murad’ın, Geleceğin Fâtih’ine Nasihati
Sultan II. Murad, oğlu şehzâde Mehmed’e, onu ‘Fâtih’liğe hazırlayacak keyfiyetteki, derin manalar içeren şu nasihatlerde bulunmuştur: “Ey benim sevgili oğlum! Bütün varlıkların kulluk eylediği yüce RABBİM, sana verdiği üstün meziyetleri artırsın... Ey oğlum! Ben, hayatlarını doğruluk üzere geçirenlerin ahiret Âleminin sonsuz nimetlerine kavuşacaklarına inanıyorum. Bunun için RABBİM’e karşı yaptığım ibadetleri, samimi bir şekilde can-ı gönülden yaparım. Ben çektiğim sıkıntıların karşılıklarının, ALLAH tarafından verileceğine inanıyor ve bu hususta O’na ilticâ ediyorum. Ayrıca O’nun takdirinin benim için büyük bir safâ olduğunu düşünüyorum. Ey oğlum! Her söylenene inanıp aldanmaktan uzak durmak, her durumun içyüzünü öğrenip düşünmek ve kendi gerçeğine yaklaşmak gerek.

“Ey oğlum! Ara sıra ecdâdımı hatırlarım. Benden sonraki neslimizin âkıbeti hakkında düşüncelere dalarım. Elhamdülilllah bugüne kadar hürmet ve bağlılık görerek geldik; bugünden sonra da aynı şekilde devam etmemizi arzularım. Nasıl doğup geldiysek, yine öylece gidelim isterim... Şunu iyice bilesin ki, herhangi bir şeyin devamı, yalnız kaba kuvvet, kılıç ve kahramanlık zoruyla mümkün değildir. Akıl, tedbir, sabır, ileriyi görme ve yorucu tecrübeler çok mühimdir. Birinci yol, her zaman geçerli olmadığı gibi, mahzurları da çoktur. İkinci yol da tek başına işe yaramaz. Büyük muvaffakiyetler için her ikisini de bir arada yürütmek gerek!

“Unutma ki, yüce ecdâdımızın büyük zaferleri, görünüşte kılıcın gölgesinde olmuşsa da hakikatte akıl, mantık ve muhabbet güçleriyle gerçekleşebilmiştir.

“Ey oğlum! Adâletten hiç ayrılma! Çünkü ALLAH âdildir ve âdil olanı sever. Bir bakıma sen O’nun yeryüzündeki halifesisin. O, sana lütuflarda bulunmuş ve kullarının başına serdar eylemiştir; bunu unutma!..

“Ey oğlum! Bu dünyada üç türlü insan vardır: Birinci grup, akıl ve fikirleri yerinde, istikbâli az çok gören ve düşünen, hiçbir gayr-i tabiilikleri olmayan kimselerdir. İkincisi, hangi yolun doğru veya eğri olup olmadığını bilmekten uzak kimselerdir. Ancak bu duruma kendi istekleriyle değil, etraflarının tesiriyle düşmüşlerdir. Nasihat edildiğinde doğru yola gelip hakikati kabul eder ve söz dinlerler. Bununla birlikte çoğu zaman da duyduklarına uyarak yaşarlar. Üçüncüsü ise ne kendileri bir şeyden haberdardır, ne de yapılan ikaz ve nasihatlere kulak asarlar. Sadece kendi arzularına uyar ve her şeyi bildiklerini zannederler; bunlar en tehlikeli olanlardır.

“Ey oğul! Yüce ALLAH, eğer seni ilk sırada saydığım kimselerden yaratmışsa sevinir, RABBİM’e şükrederim. Yok eğer ikincilerden isen, sana yapılan nasihatlere kulak vermeni tavsiye ederim. Sakın üçüncülere dâhil olmayasın! Onlar, ne ALLAH’a, ne de insanlara karşı iyi bir durumda değillerdir. Ey oğul! Pâdişahlar, ellerinde terazi tutmuş kimselere benzerler. Ancak asıl pâdişah odur ki, ellerindeki teraziyi doğru tuta. Sen pâdişah olunca, teraziyi doğru tutmanı tavsiye ederim. O zaman Yüce ALLAH da, senin hakkında hayır murad eder; seni sâlihlerden kılar...”

KAYNAKLAR:
Joseph von Hammer, Devlet-i Osmaniye Tarihi, Çev: Mehmet Ata, C.2, İst.1330, s.293; Hoca Sadeddin Efendi, Tâcü’t-Tevârih, Haz: İsmet Parmaksızoğlu, Ank.1992, Kül. Bak. Yay.; Neşrî, Kitâb-ı Cihân-nümâ, Haz: F. Reşit Unat, M. Altay Köymen, Ank.1987, T.T.K. Yay.; Mustafa Nuri Paşa, Netâic’ül-Vuku’ât, Haz: N. Çağatay, Ank.1987, T.T.K. Yay.; Mehmed Neşrî, Neşrî Tarihi, Haz. M. Altay Köymen, C.1, Ank.1983; Tayyarzâde Ahmed Atâ, Târih-i Atâ, C.1, İst.1293; Solakzâde Mehmed Hemdemi Çelebi, Solakzâde Tarihi, C.1; İ. Hakkı Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, Ank.1982, T.T.K. Yay.; İ. Hami Danişmend, İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi, İst.1972, Türkiye Yay.; Yılmaz Öztuna, Büyük Türkiye Tarihi, İst.1994, Ötüken Yay.; Tarih Sohbetleri, İst.1988, Ötüken Yay.; Osmanlı Tarihi Ansiklopedisi, Türkiye Gazetesi Yay.; Aşıkpaşazade, Aşıkpaşazade Tarihi, İst.1332; Nihad Sami Banarlı, Tarih ve Tasavvuf Sohbetleri, İst.1984; Hüseyin Algül, Büyük Fetih ve Sonrası, İzmir 1989; Erol Güngör, Tarihte Türkler, İst.1989; Samiha Ayverdi, Türk Tarihinde Osmanlı Asırları, C.1, İst.1977; İbrahim Refik, Efsane Soluklar, İzmir 1992; Burhan Bozgeyik, Meşhurların Son Anları, İst.2003, Cihan Yay; İsmail Çolak, Doğu-Batı Kavşağında Osmanlı, İst.2004, Gelenek-Okul Yayınları.


Osman Gazi’nin oğlu Orhan Gazi’ye vasiyeti: “Nerede bir ilim ehli duyarsan ona rağbet, ikbâl (ilgi) ve yumuşaklık göster. Askerine ve malına gurur getirip müminlerden uzaklaşma. Bizim mesleğimiz ALLAH yolu ve maksadımız ALLAH’ın dinini yaymaktır. Yoksa, kuru kavga ve cihangirlik dâvâsı değildir…”

İSMAİL ÇOLAK


Logged

Linklerin - Mail adreslerinin - Ftp adreslerinin görülmesine izin verilmiyor
Linkleri- Mail adreslerini - Ftp adreslerini görebilmek için Üye Olun veya Giriş Yapın
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
AhmedMuhammed
Bizden biri
*



Offline Offline
Üye No: 63
Nerden:
Mesaj Sayısı: 1.037
Durumum:
« Yanıtla #3 : Ekim 23, 2007, 12:27:48 ÖÖ »

Osman Gazi’nin oğlu Orhan Gazi’ye vasiyeti: “Nerede bir ilim ehli duyarsan ona rağbet, ikbâl (ilgi) ve yumuşaklık göster. Askerine ve malına gurur getirip müminlerden uzaklaşma. Bizim mesleğimiz ALLAH yolu ve maksadımız ALLAH’ın dinini yaymaktır. Yoksa, kuru kavga ve cihangirlik dâvâsı değildir…”
Ahhhhhhhhh  OSMANLI  ahhh...Nerdesin???
Logged
missilo
En Yeni Üye
*



Offline Offline
Yaş: 19
Üye No: 59
Nerden: izmir
Mesaj Sayısı: 42
Durumum:
« Yanıtla #4 : Kasım 23, 2007, 04:29:47 ÖS »

şükürler olsun ki OSMANLI İMPARATORLUĞU gibi bir ŞANın torunuyum!
ŞÜKÜRLER OLSUN Kİ OSMANLI DEVLETİNİN mirası OLAN TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN İNSANIYIM...
ne kadar hamd etsem azdır!
Logged

NUR YOLU İZİNDEN GİT KILAVUZUN,FETHİNE ÇIK DOĞRU;GÜZEL SONSUZUN
ANKEBUT

DERDİM! DERDİM! anlayan olsa derdim !!!
Bizden biri
*



Aziz Yolumuzun Zelil Yolcusu!!!
Offline Offline
Yaş: 20
Üye No: 33
Nerden: geldik nereye gidiyoruz???
Mesaj Sayısı: 1.372
Nasıl Biri:
Durumum:
« Yanıtla #5 : Kasım 23, 2007, 04:31:57 ÖS »

RABBİM bizi onlara layık torun etsin inş.
Logged

Linklerin - Mail adreslerinin - Ftp adreslerinin görülmesine izin verilmiyor
Linkleri- Mail adreslerini - Ftp adreslerini görebilmek için Üye Olun veya Giriş Yapın
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
mehmet_fatih
En Yeni Üye
*
Avatar Yok

Offline Offline
Üye No: 200
Nerden:
Mesaj Sayısı: 43
Durumum:
« Yanıtla #6 : Kasım 23, 2007, 06:33:36 ÖS »

Selim Yavuz dan bir beyit:
 
Padişahı âlem olmak bir kuru kavga imiş
Bir veliye bende olmak cümleden âlâ imiş.
                        (Yavuz Sultan Selim)

Logged

Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez.
Mevlana Celaleddin
hattab
Ziyaretçi
Durumum:
« Yanıtla #7 : Kasım 23, 2007, 06:35:48 ÖS »

Selim Yavuz dan bir beyit:
 
Padişahı âlem olmak bir kuru kavga imiş
Bir veliye bende olmak cümleden âlâ imiş.
                        (Yavuz Sultan Selim)



ALLAH razı olsun 

Hiç aklımızdan çıkmaması lazım 
Logged
hafız_60

Hadim'i Kur'an
Bizden biri
*



Offline Offline
Üye No: 18
Nerden: Tokat
Mesaj Sayısı: 2.154
Nasıl Biri: "Ciddi ve karizmatik" (hatta biraz da alçak gönüllü)
Durumum:
« Yanıtla #8 : Kasım 23, 2007, 06:38:16 ÖS »


ALLAH (c.c.) razı olsun...
Logged

Yamadık dünyamızı,yırtarak dinimizden,
Sonunda dinde gitti dünyada gitti elimizden!!!...

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
Çağrı

hadi yüreğim gidelim
Bizden biri
*



NAR-I GAMİS
Offline Offline
Yaş: 20
Üye No: 138
Nerden:
Mesaj Sayısı: 2.049
Nasıl Biri:
Durumum:
« Yanıtla #9 : Aralık 08, 2007, 06:40:53 ÖS »

    
Logged

Aşk beşeridir ;şakayla başlar,sorumluluk getirir.Gözden girer gönülde yaşar.Surete meyledenler ziyandadır.Aşk platoniktir.Sohbetle başlar zahmet getirir.Zihinden girer,gönülde yaşar.Siretini bilmeyenler yol şaşırır.Aşk ilahidir.İmanla başlar vahdete götürür.Gönülde doğar,gönülde yaşar.Sırrı saklamayanlar başını verir.
Sayfa: [1] 2   
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Site Map | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | Rss
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
| Sitemap
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Sitemap
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140