fukaha
Bizden biri
|
 |
« : Ağustos 24, 2008, 10:57:18 » |
|
 |
|
 |
 |
Mardin’in fesleğenleri… Ferda Güneş Sıcağın en yakıcı günlerindeyiz. Artık kimi şehir nemli sıcaktan, kimi şehir çöl sıcağından muzdarip. Bu kadar sıcak havalarda biz bile sokağa çıkmakta zorlanırken, balkonlarda dolaylı ya da dolaysız güneş alan çiçekler de zorlanıyor elbette.
Bir vesile yolumu Mardin’e düşürdü. Uzayıp giden yollara, her biri itinayla kesilmiş gibi duran tepelere ve taşların kremden sarıya değişen renklerine baktıkça, arada gördüğüm üç beş çalıyı şanslı saymış, daha da burada bu sıcakta başka çiçek olmaz zaten diye iç geçirmiştim aslında.
Şehrin içine girdikçe karşıma çıkan balkonlarda başlarını uzatan çiçekler yalnızca yanıldığımı göstermekle kalmadı, istenirse, her ortama göre bir çiçeğin bulunabileceğini de bir kez daha gösterdi bana. Yeter ki istek olsun.
Mardin’in balkonlarında yalnızca meyve de veren kaktüsler yok, sardunyalar, zaten sıcak ve nem seven zakkumlar da var.
Bunlara bakarken taş duvarların ardında kalmış bahçelerden boynunu uzatan nar ve zeytin ağaçları, biz de buradayız diyen erikler, şeftaliler, sıcağa rağmen, istenirse, bakılırsa, çeşit çeşit bitkinin, ağacın kendine yer bulabileceğini gösteriyordu.
Akşamüstü uğradığımız Deyrul Zarafan Kilisesi’nde yaşadığım şaşkınlıksa başka türlüydü. Kiliseye doğru uzanan yolda sağlı sollu yanlara sıralanmış büyük saksılarda neredeyse bir küçük ağaca dönüşmüş fesleğenler dikiliydi. Doğrudan güneş ışığında rengini ve canlılığını kaybeden fesleğenlerin bunca boy atmasına, büyümesine sebep hem kullanılan gübre bolluğu, hem de hem sabah hem akşam sulamanın ihmal edilmemesiymiş. Böylece hem büyüyen hem çiçeklenen fesleğenler arada sıcaktan fırsat bulursa esen rüzgârla kokusunu havaya da dağıtıyordu.
Mardin’de balkonlarına çiçek ekmeyi ve büyütmeyi seven Özlem, her çiçeğin sıcakta büyümediğini söylese de, bu kadar sıcak iklimlerde de mutlu olan çiçekler olduğunu hatırlatıyor. Evinin balkonuna çeşit çeşit gül dikmiş. Gül tercihinin nedeni, sıcakta açmaya devam eden çiçeğin, soğukta da dayanabilmesi.
Çiçeklerde kullanılan gübre hakikaten onların uzun ömürlü olmasının bir sebebi. Gübrelere ulaşmak o kadar da zor değil üstelik. Artık piyasada bol miktarda sıvı gübre satılıyor. Bunları hem yapı marketlerde hem çiçekçilerde bulmak mümkün. Tablet şeklinde satılan gübrelerin dışında vitamin hapları da var çiçek kökleri için. Onun dışında hâlâ aktarlarda eski moda gübreler var. Bu gübreler her zaman hayvansal katkılardan oluşmuyor, bazıları eski çürümüş bitkilerin topraklarıyla da elde edilmiş karışımlar. Önemli olansa, yaz sonu ve bahar başında toprağın gübreyle desteklenmesi. Sıvı gübreleri sürekli sulama suyuna katarak kullanmaya devam etmekte sakınca yok.
Bu arada artık yüz dökmeye başlayan çiçekleri topraklarından ayırıp toprakları nefes alması için karıştırıp, sulayıp bekletme zamanı. Her toprağı defalarca kullanamasanız da en azından yeni aldığınız topraklara zemin olarak kullanabiliyorsunuz.
Sıcaklar sürerken çiçeklerinizi ihmal etmezseniz, Mardin’deki gibi fesleğen irilerine sahip olmamak için hiçbir neden yok… |
|
 |
|
 |
|