Sarı‘Keçi’lilerin inadı
Tasavvuf, İslam, Dini Resimler, Şiir, Kıssadan Hisseler, Hikayeler | ismetiyye.com
Ocak 08, 2009, 08:38:02
11 Muharrem 1430 *
....................................Selamün aleyküm, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Son Konular Üyeler Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   
  Yazdır  
Gönderen Konu: Sarı‘Keçi’lilerin inadı  (Okunma Sayısı 61 defa)
 
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Nazenin007
Bağımlı üye
*
Avatar Yok

Offline Offline
Üye No: 1447
Nerden:
Mesaj Sayısı: 206
Durumum:
« : Ekim 12, 2008, 06:40:25 »

  Sarı‘Keçi’lilerin inadı

Sarıkeçililer, son dönemlerin en çok konuşulan Yörük boylarından. Onları ‘Son Göçer’ adıyla yayınlanan belgesel ve haberlerden biliyoruz. Oysa onlar son değil sonsuz göçer olarak adlandırılmak istiyorlar. Çünkü bir kısım aile göçü bırakmaya hiç niyetli değil.

Sarıkeçililer, keçileri için mevsimine göre uygun otlak alanlarına göç ederek, kış aylarını Güney’de (Mersin ve Aydıncık ilçesi) yazları ise Kuzey’de (Seydişehir ve çevresi) kurdukları kıl çadırlarında geçiriyorlar. Yılın geri kalan dönemlerinde ise sürekli göç ediyorlar. Çoğunun nüfusu, ‘Mersin’de neresi denk gelirse oraya’ kayıtlı. Askerlik yaşı gelenlere yoklama kağıdı, nüfusa bağlı oldukları köylere geliyor. Yörüklerin dayanıklılığı bilindiği için de çoğu komando oluyor. Eskiden Yörüklerin bulunduğu yere, çocuklar için eğitmenler gelirmiş. Şimdi çocuklar okutulmak için eski göçer komşuların ya da akrabaların yanına yerleştiriliyorlar. Düğünler ya ‘kıl çadır’ ya da ‘çalı düğünü’ (kaçarak evlenmek) oluyor. Mal paylaşımlarında kız-erkek ayrımı da yok. Yeni doğmuş bebeğin bile keçisi oluyor. Bebek doğduğunda kaç keçisi olduğu kulağına fısıldanıyor. Cenazeleri, nerede ölürlerse orada defnediliyor.

YÖRÜK KÜLTÜRÜ BİTİYOR

Yaşadıkları sıkıntılar, kültürlerini devam ettirmelerinin önünde büyük engel. Örneğin, gördüğümüz Yörük çadırlarının üzerlerinde yağmura karşı naylon geriliydi. Oysa kıl çadırlar su geçirmeme özelliğiyle biliniyor. Maddi manevi zorluklar eskiden yaptıkları gibi sağlam çadırlar yapmalarına da engel.

Geçim kaynakları keçi. 2 tane keçi sattıklarında ancak 1 aylık mutfak giderlerini karşılayabiliyorlar. Daha önceleri kaşmiri çoğunlukla Yörükler üretiyorlarmış ama şimdilerde ekonomik sıkıntılardan ve devlet yasağından üretimi durdurmuşlar. Kıl keçisinden başka keçi de üretemiyorlar. Örneğin, üretilmesi ve yaygınlaştırılması devlet tarafından desteklenen İsveç menşeli Saanen keçisi onlara göre genetiği bozuk ve dayanıksız. Yani yolda hastalanıyor ve ölüp gidiyor. Hatta ‘Yörük’e beddua edeceğine, Saanen keçisi al daha iyi’ diyorlar!

KEÇİLER ORMANI YER Mİ?

Sarıkeçililer, bir süredir dertli. Devlet onlara “Durun artık, yürümeyin! Keçileriniz ormanı yiyor ve zarar veriyor” diyor. Peşlerinde orman görevlileri oradan oraya sürükleniyorlar. Ormancı, Sarıkeçilileri buldu mu keçi başına 12 YTL ceza kesiyor. Onlar, “Keçi başına vergi verelim bizi yolumuzdan, geleneğimizden etmeyin” diyorlarsa da devlet bunu kabul etmiyor.

Tek sorunları bu değil. Orman Bakanlığı bir süre önce kıl keçisi yetiştirmeyi ormana zarar verdiği için yasakladı. Bu yasakların uygulanmasına en başta yerleşik köylülerden başlanmış. Köylüler de zaten mera alanlarının paylaşımı, tarlalarının keçiler tarafından yeniyor olması konusunda anlaşamadıkları göçerlerle aralarını iyice soğutmuşlar. Göç yolu üstünde bulunan Karaman’ın Ağaçoba Köyü’nün muhtarı Metin Aracı, özellikle hayvancılıkla uğraşan köylülerin Sarıkeçililere karşı olduğunu söylüyor. Köylüler, “Bize kıl keçisi yetiştiriciliği yasak, denetlenebiliyoruz, onlar da denetlensin. Bize keçicilik yerine arıcılık yapın diyorlar. Biz ne anlarız arıcılıktan! Hep keçi yetiştirmişiz, keçiye devam etmek istiyoruz. Arı için de sulak yer lazım, oysa bu toprak kurak” diye isyan ediyorlar.

Göçerler, köylülerin devletten aldıkları destekten yararlanamıyorlar. Üstüne üstlük eskiden kalma bir gelenek olarak geçtikleri köylere bağışlarda da bulunuyorlar. Bir süre önce Sarıkeçililer Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği kurdular. Derneğin Başkanı Pervin Çoban Savran, kendisi de Yörük; “Biz, doğa kendini yenilesin diye göç ediyoruz. Yörükler, bin yıldır bu topraklarda göçüyor. Şimdi bizi neden yurdumuzdan etmek istiyorlar? Ormanda olan kötülüğü, yangını, seli ormancıdan önce biz görürüz, çünkü orman yoksa benim evim de yoktur” diyor.



Ayak İzleri gezi grubundan Yörüklere tam destek

Tamzara Ayak İzleri, kolektif bir biçimde hareket eden, nerede hangi meyvenin mevsimi geldiyse oraya giden, gittikleri yerlerde neye ihtiyaç varsa onu taşıyan ancak bunu da telaffuz etmekten hoşlanmayan bir gezi grubu.

Bir süredir Sarıkeçililer’in yaşadığı sorunları takip eden ve göç yollarının kısa da olsa bir bölümünde onlara katılarak mücadelelerinde destek vermeyi düşünen Ayak İzleri, Sarıkeçililer yürüyüşü hazırlıklarına birkaç ay önce başladılar. Gezinin teknik organizasyonunun yanı sıra sloganlar buldular, kendi tasarımları sarı tişörtlerine bastırıp yol boyunca da üzerlerinden çıkarmadılar.

bu yürüyüşte grubun bir de Fransız katılımcısı vardı. Türkiye’ye tatil ve nişanlı ziyareti için gelen Jerome Dumas. Fransa’da bir köyde yaşamış olan Dumas, keçi yetiştiriciliğinin orada da olduğunu, bu yasağı anlayamadığını söyledi.

Ayak İzleri gezilerinin en önemli ismi Hüseyin Şişman, Sarıkeçililer tartışmasının yeni olmadığını söylüyor;“Göçerler, 3500 yıldır bu topraklarda. Okuduğumuz kitaplar, Hitit Kralı’nın da M.Ö. 1500’lerde Toros Dağları’nda var olduğu sanılan göçerleri engellemek istediğini yazıyor.” Hüseyin Şişman, Sarıkeçililerle buluşma ve eylem kararını neden aldıklarınıysa şöyle açıklıyor: “Ayak İzleri grubu olarak, bu ritüelin içinde olup bir nebze de olsa Sarıkeçililer’e destek verelim diyerek yola çıktık. Keçiler ormanın altını temizliyorlar. Bu da ormanın genel ihtiyacı zaten.”



Apartmanda yaşamak zor

Devlet, Sarıkeçililer’in yerleşik hayata geçmesi için Karaman’ın biraz dışında ‘Sarı Evler’ adıyla konutlar inşa etmiş. Evler bakımsızlıktan dökülüyor. Buraya yerleşenler ne iş yapacaklarını bilemiyor; üstelik keçinin çan sesi olmadan da yaşayamıyorlar. Sarı Evler’de yaşayan 88 aileden 40’ı evlerini bırakıp göçerliğe geri dönmüş. Dönemeyenler de kapılarının önünde çadır kurmayı yakın zamana kadar sürdürmüş, her seferinde belediyenin müdahalesiyle karşılaşmışlar. Sarı Evler’de yaşayanlar, devletin kendilerine iş vermesini istiyorlar. Çalışanlar da geçinememekten mustarip. Bir yandan kültürlerinden kopuş, bir yandan geçim sıkıntısı onları yıpratmış. Evler şimdiki kuşağa değil, onların babalarına verilmiş. Dolayısıyla göçerlikten vazgeçmiş ya da yeni aile kurmuş Sarıkeçililer, anne babalarının yanında 2 göz odada yaşamaya çalışıyorlar. Devletten ‘ya ev ya da keçilerine izin…’ istiyorlar.

Çocukları yıkayın!

Geçtiğimiz günlerde, bir televizyon kanalı, Sarıkeçililer’in göçünü belgesel yapmak için gelmiş. Bizi bir gece çadırında misafir eden Kerim Karadayı, “Geldiler; bize, çocukları yıkayın, paklayın diye emirler yağdırmaya başladılar. Dağlardayız diye küçümsediler. Dünyadan haberimiz yok, televizyon izlemiyor, gazete okumuyoruz diye azarladılar. Gazete okuyup ne yapacağım ki zaten benim derdim yetiyor” diyor. Sohbet bitip de yataklar serildikten sonra ise çadırın dışına çıkıp etrafı kolaçan ediyor ve güvenlik kontrolü için bağırıyor.
Logged
Sayfa: [1]   
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Site Map | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | Rss
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
| Sitemap
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Sitemap
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 150